YÜZLEŞME

09 Eylül 2021 Perşembe 00:30

YÜZLEŞME

Bugün en karanlık yüzümüzle; dışa gösterdiğimiz değil de içimizde sakladığımız gölgeyle yüzleşelim istedim.

Marina Abramovic; dünyaca ünlü bir “irade” performans sanatçısıdır. Sergilediği performanslar insanın sınırlarını zorlayan türden. 1974 yılında sergilediği Rhythm 0 adlı performansı insana ait bir gerçekle bizi yüzleştirmektedir. Kendisi hareketsiz halde dururken üzerine astığı kâğıtta, -önceden yanındaki masaya koyduğu- makas, tabanca, ip, zincir, gül, şarap, bal, tüy, üzüm, jilet, bıçak gibi 72 nesnenin kendi üzerinde serbestçe kullanılabileceği ve olacakların sorumluluğunun kendine ait olduğu yazmaktadır. Performansın başında insanlar ona gül verir, öper, kek yedirirler. Sonra içlerinden biri sanatçıya bir tokat atar. Abramovic hiç tepki vermeyince, kalabalık bu savunmasız insana karşı vahşileşmeye başlar ve masada duran korkutucu aletlere yönelir. Kıyafetini makasla kesip çıkarırlar, vücudunu jiletle keserler, taciz ederler, (hatta bir kaynakta tecavüze kalktıkları bile yazıyor)

Bu sadist davranışlara maruz kalan Abramovic göz yaşlarını tutamayınca bir kadın gelir yüzünü siler. Sonra azınlık bir grup etrafını sarar, kıyafetlerini giydirir, yaralarını siler. Performans, birinin Abramovic’in kafasına silah dayaması ve görevlinin müdahale etmesi ile sonlanır. Çünkü silah doludur. 6 saatin sonunda Abramovic hareket etmeye başladığında etrafındaki herkes bir anda panikler ve kaçar. Çünkü karşılarında bir “nesneden insana dönüşmüş” bir varlık vardır artık. Marina, kalabalığın bu denli vahşileşmesi sonucunda saçlarının bir bölümünün beyazladığını söylemektedir.

Bu performans insanın savunmasıza karşı olan o vahşi yanını en çarpıcı şekilde yüzümüze vurmuştur. Performanstan ziyade toplumsal bir deneye dönüşen bu olay insanın içindeki kötünün dışarı çıkmak için nasıl fırsat kolladığının en belirgin örneklerinden biridir. Ben o insanların yaptıklarının hiçbirini yapmam” demeyin. Çocuğumuza, eşimize, hayvanımıza veya herhangi birine şiddet uygulamışsak, -ki sadece fiziksel şiddeti kastetmiyorum- sözlerimizle, davranışlarımızla uyguladığımız psikolojik şiddetten de bahsediyorum- bu alt yapı bizde de var demektir.

Karşımızdakinin acziyeti ya da bize karşı gösterdiği anlayış, maalesef onu, -ruhu ve duyguları olan bir varlık olmaktan öte- gözümüzde nesneleştirmektedir. Nesnenin varlık cesareti göstermesi, yüzleşmenin korkaklığını da getirir. Canını yaktığımızdan kaçmak bu yüzdendir.

Kötülükle baş edecek gücümüz yok belki ama iyiliği çoğaltarak kötülüğü alt edebilecekken, -bu performansta olduğu gibi- iyilerin çekimser kalması tartışma gerektiren başka bir konudur. İçimizdeki güç, içimizdeki vahşiye mi dayanmaktadır sadece? Değildir elbet.

Oscar Wilde, “Her birimiz Cenneti’de, Cehennem’i de içimizde taşıyoruz” der. Güçsüze, savunmasıza, masuma, koşulsuz sevene, bizim gibi düşünmeyene, bizimle aynı sosyal sınıftan(!) olmayana, inancı, yaşam biçimi farklı olana gösterdiğimiz tepkiler içimizdeki cennet ve cehennemin sınırlarını bize gösterir. Kısacası içimizdeki iyi ve kötü ile yüzleşmek için ille de ruhun bedenden sıyrılmasına gerek yoktur. “Ölmeden evvel ölmek” bu yüzleşme için yeterlidir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Haberin Doğrusu En Güncel Haber

 

Haberin Doğrusu, Bursa haber, Bursa son dakika, Doğru haber, Son dakika, Bursa iş dünyası, Bursaspor, Bursa hava durumu, Bursa nöbetçi eczaneler, Bursa ekonomi haberi, Bursa kapalıçarşı, Bursa trafik durumu

 

Yazarın Diğer Yazıları