“YAZ-”EYLEMİ ÜZERİNE

11 Eylül 2021 Cumartesi 00:15

“YAZ-”EYLEMİ ÜZERİNE

Merhaba değerli dostlar,

            Bu haftaki yazıma geçmeden evvel sıkça sorduğunuz bir soruya cevap vermek isterim.

            Neden siyasi yazı yazmıyorum?

            İlgi alanıma dâhil değil. Öyle sanıyorum ki bu cevap yeterli olacaktır.

                                                           ***

            Müsaadenizle biz konumuza dönelim.

Yazmak ciddi bir eylemdir. Bilgi ister. Emek ister. Sabır ister. Birikim ister. Fişleme ister. Cesaret ister, disiplin ister, en önemlisi de dile hâkimiyet ister.  İster de ister... Öyle her yerde eyleme dökemezsin heybende sakladığın kelimeleri. Her şeyden önce külyutmaz bir okur olmak gerek... Bu cümleleri elbette, boşuna kurmuyorum. Yazarım diye caka satan arkadaşlara, kendilerine bu sıfatı yakıştıran şahıslara bir eleştirim olacak.

Geçtiğimiz iki yılda kendini yazar olarak tanıtan birçok kişinin kitabını aldım. Kitap aldığım için asla üzülmüyorum ancak kitaplarda yalnızca hayalin ve kurgunun varlığını görmek beni gelecek için endişelendiriyor.  Tespit ettiğim mantık hataları ayrı bir yazı konusu… Peki,  bu hayali kurguya dökerken kullanılan dil ve onun incelikleri nerede? Konuştuğu dile hâkim olamayan, sözüm ona yazarım diye geçinen kalemlerin inşa ettikleri yapıtlar; temelinden ya da taşıyıcı sistemde düşey yapı elemanlarından olan kolon ile sütunlardan malzemesi çalınan binalara benziyor. Bir iki yakın arkadaşın ya da bedava kitap gönderilen bazı bookstagramların pohpohlaması üzerine kendini usta bir kalem olarak görmek ve burnu havada gezinmek ne kadar doğru?

Bir de arkasına sığındığınız koca bir bahane: “Efendim ‘editör’ işini yapmadı!” Editörün görevi hakkında bilgi sahibi olduğunuzu falan mı sanıyorsunuz? Yazım hatalarından, anlatım bozukluklarından, cümlelerin çürük olmasından, sözdizimi kurallarından uzak olmasından sorumlu olan editör mü? En basitinden bağlaç olan “de” ile hal eki olan “de” arasındaki farkı bilmiyorsan ben bir yazarım diye piyasada gezinemezsin, gezinmemelisin. Her cümlenin sonunda nokta kullanarak cümle kurmuş olmadığının farkında olmalısın. Konuşma dili ile yazı dili arasındaki farkı göremiyorsan ne yazık ki sen bir yazar değilsin, arkadaşım. Sözgelimi 9 cümleden oluşan bir paragrafın içinde 8 kez “bile” kelimesini kullanamazsın. Kurduğunu sandığın sözde cümle okuyucuyu daha ilk sayfada sizden uzaklaştırır. Kusura bakma. Yazarım diyorsan gerekli tüm meziyetleri taşımak zorundasın.

İşte bu sebeple ben bir yazarım demeden önce ben konuştuğum dile ve onun inceliklerine hâkimim diyebilmelisin ki “yazar” sıfatına layık olabilesin.

Saygı, sevgi, sağlık ve mutlulukla kalın...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Haberin Doğrusu En Güncel Haber

 

Haberin Doğrusu, Bursa haber, Bursa son dakika, Doğru haber, Son dakika, Bursa iş dünyası, Bursaspor, Bursa hava durumu, Bursa nöbetçi eczaneler, Bursa ekonomi haberi, Bursa kapalıçarşı, Bursa trafik durumu

Yazarın Diğer Yazıları