Whatsapp’a çare, uzayda

10 Ocak 2021 Pazar 12:05
Whatsapp’a çare, uzayda

Son bir haftadır ücretsiz mesajlaşma platformu Whatsapp’ın, AB üyesi ülkeler dışında yaşayanların verilerini Facebook ve bağlantılı platformlar ile paylaşması için yeni gizlilik koşullarını şart sunması sosyal medya gündeminin zirvesinde. Pek çok kişi Whatsapp’ı silip Telegram, Signal, Bip, Viber, Dedi gibi uygulamaları kullanmaya başlasa da hareket, tam anlamıyla hedefe ulaşmış değil. En azından kendi rehberime baktığımda durum, şimdilik böyle…

Kullandığımız uygulamalar, alışveriş yaptığımız platformlar ve interaktif bankacılık sistemleri ile kişisel verilerimiz hâlihazırda zaten tahmin edemediğimiz kadar organizasyon ile paylaşılmış durumda. Son whatsapp krizi de gösterdi ki Bip ve Dedi gibi yerli mesajlaşma uygulamalarına ihtiyaç var. Ama bugünkü hali ile değil. Operatörlerin ücretsiz internet kullanımı ya da başka hediyelerle cazip kılma girişimi bugüne kadar sonuç vermedi. Bu ve benzeri uygulamalarımızın süratle global markalarla yarışır seviyeye getirilmesi için laf olsun diye değil çok ciddi yatırımlar yapılmalı.

15 Temmuz darbe girişiminin olduğu saatlerde sosyal medyanın ve TV yayıncılığının ne denli önemli bir işlevinin olduğunu gördük. Bugün, sosyal medyanın sınırları ve ülkemizdeki kullanım alışkanlığı çok büyüdü. Kaçınılmaz değişim-dönüşüme ayak uydurmakta geç kalmamalıyız.

Bu iletişim denen işi uzaydaki çalışmalar sayesinde yaptığımızı da unutmayalım. Uzayda inanılmaz bir rekabet var. Başını da ABD, Rusya ve Çin çekiyor. En büyük 3 süper güç, rekabetin hakkını burada da veriyor! Ülkemiz ise diğerlerine göre geride olmasına karşın ciddi ataklar yapıyor. 30 yıl ömür biçilen yeni uydumuz TÜRKSAT 5A, birkaç gün önce fırlatıldı ve ilk sinyaller de başarılı bir şekilde alındı. Yaklaşık 6 bin uydunun olduğu yörüngede ülkemizin sahip olduklarının sayısı böylece 4’e çıktı. 5B uydumuzun da Haziran’da fırlatılması planlanıyor.

Haberleşme alanında çok önemli olan bu adım ile 15 Temmuz’da önemini daha iyi anladığımız veri haberleşme sistemi ve TV yayıncılığı daha kapsamlı bir coğrafyada çok daha etkin olacak. Kendi teknolojisini üreten bir ülkenin yeni nesilleri de daha üretken olacaktır.

 

GUHEM’DE NELER VAR?

Peki, Türkiye’nin uzay yolculuğunda Bursa’nın bir yeri olacak mı? Elbette… BTSO Başkanı İbrahim Burkay’ın 7 yıl önce ortaya koyduğu vizyonla kısa süre önce pandemi nedeniyle ertelenen açılışı gerçekleştirilen Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi GUHEM, bu yolculuğun ana istasyonlarından biri olacak. BTSO tarafından Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın destekleri, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve TÜBİTAK işbirliğinde hayata geçirdiği GUHEM’in alanında Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise ilk 5 merkezi arasında olduğunu bu vesileyle hatırlatalım. 130 milyon TL yatırım bedeliyle kentimize kazandırılan GUHEM ile genç kuşağın uzay ve havacılık hayallerine yeni ufuklar açılacak.

İçinde uçuş okulu, mekatronik laboratuvarı ve simülatörler gibi yaklaşık 160 düzeneği olan GUHEM, pandeminin etkilerinin azalması ve kısıtlamaların kaldırılması ile birlikte ziyaretçi akınına uğrayacaktır diye düşünüyorum. Ki, öyle de olmalı. Yeni nesil, dünyanın sadece TV, tablet ve cep telefonlarında gördüklerinden ibaret olmadığını GUHEM gibi platformlar sayesinde görüp ufkunu genişletebilir.

Genel Müdür Halit Mirahmetoğlu, pandemi sonrası dönem için bir hayli heyecanlı ve iştahlı görünüyor. Kapıların tam kapasiteyle açılmasının ardından yerel, ulusal ve uluslararası pek çok etkinlik ile kentimizin, daha cazip hale geleceğini de düşünüyorum.

Yazarın Diğer Yazıları