TTB YİNE UTANDIRDI

23 Şubat 2021 Salı 09:29
TTB YİNE UTANDIRDI

PKK terör örgütü tarafından kaçırılan 13 sivil Gara Operasyonunda bir mağarada infaz edilmiş olarak bulundu. Yıllardır terör örgütünün elinde hayal bile edemeyeceğimiz işkencelere maruz kaldıktan sonra şehadete ulaşan vatandaşlarımız için Allahtan rahmet diliyorum. Operasyonda şehit olan askerlerimize duamız hep aynıdır. Allah onları cennetinde ağırlasın, makamları yüce olsun. Şehit haberleri duyulduktan sonra Türk Hekimlerinin çatı meslek örgütü TTB’nin merkez yürütme konseyi PKK ağzıyla bir açıklama yaparak yine utandırdı.

TTB’nin yalnızca hükümete değil devlete, millete ve hekimlere karşı ilk saygısızlığı, ilk düşmanca açıklaması bu değil. Hekimlerin bu örgütle olan zorunlu kısır döngü ilişkisi sona ermedikçe de devam edecek gibi duruyor. Merkez yürütme kurulu başkanının PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan’a özgürlük platformu üyesi olduğu, PKK’lı bir kadın teröriste ödül veren bu örgütün Türkiye’deki tüm hekimlerin çatı örgütü olması ‘’HEM YASA KOYUCUNUN HEM DE HEKİMLERİN ‘’ ayıbıdır. Özel sektörde hekimlik yapabilmek için TTB zorunlu üyelik şartı acilen kaldırılmalı, alternatif hekim meslek örgütünün önü açılmalıdır.

Bütün mesele birkaç oy mu?

Kurulduğu tarihten beri asla halkın seçimiyle tek başına hükümet etme yetkisi verilmeyen CHP’nin terörle mücadelede bile milletin yanında duramayan açıklamaları sadece HDP ile ortaklıkları mı? Türk Milliyetçisi reklam afişini kullanan ancak özellikle il başkanları, milletvekilleri ve medya yüzleriyle amorf bir kitleden mürekkep İP’in tek başına ya da HDP ile beraber halkın seçimi ile hükümet etme ihtimali var mı? Bilge Adam yaftasıyla Saadet’in başındaki Temel Karamollaoğlu’nun terörü lanetleme konusunda iç bulandıran tutumu bir gün ittifakla ya da ittifaksız iktidar olacağına inanıyor olması mı?

CHP, İP ve SP liderlerinin Gara Şehitleri için kendilerine oy veren insanların vicdanını kanatacak açıklamaları asla tek başına oy kaygısı olamaz.

Siyaset bilimci değilim. Lakin düz vatandaş olarak hatta siyasi ümmi olarak mevcut resmi göremeyecek kadar da kör değilim. Her şey biz yaşarken gözlerimizin önünde oluyor.  

Erken Evlilik Mağdurları

18 yaş öncesi evliliklerin tamamı evlenen çiftin ve ailelerin rızası durumu gözetilmeksizin suç sayılmaktadır.  Kanuna göre de 18 yaş öncesi evlilik yapanların yaşı reşit olanı hürriyeti tahdit ve cinsel istismar suçlaması ile yargılanıp mahkumiyet almaktadır.

Erken yaşta evlilik Roman vatandaşlarımızda daha fazla gibi gözükse de toplumun diğer kesimlerinde vardır.  18 yaş öncesi evliliğin suç sayıldığı kanun düzenlemesinden sonra hukuka uygun ama vicdana aykırı çok sayıda mağduriyet oluşmuş aileler parçalanmıştır. Resmi nikâhlı eşi hapse giren kadın kucağında bazen birden fazla çocukla kalakalmıştır.

Bu mağduriyet daha önce Kasım 2016 da TBMM’de AK Partili Mehmet Muş ve arkadaşları tarafından geçici bir kanuni düzenleme teklifi ile meclise getirilmiş ancak yoğun bir muhalif ve karalama kampanyası ile geçici düzenleme ile mağduriyetin ortadan kaldırılması engellenmiştir. Hatırlayalım hem meclis konuşmalarında hem sair medya söylemlerinde bu geçici düzenleme ‘’tecavüzcüye af ‘’ söylemi ile lanse edilmiş maalesef kadın hakları derneklerinin tamamı da bu söylemin ardından gitmiştir.

Oysa erken evlilik mağdurları ile ilgili ilk teklif CHP li vekil Özcan PURCU ( Haber Ekspres 30 Aralık 2015) tarafından o dönemki adalet Bakanı Bekir Bozdağ’a götürülerek özellikle roman vatandaşlarda sayısı çok olan mağdurlar için çözüm istenmiştir. 7 Haziran 2016 seçimlerinde CHP den Afyon Milletvekili olan Burcu Köksal seçim vaatlerinden biri olan erken evlilik mağduru ailelere çözüm sözünü maalesef çözüm için getirilen geçici kanuni düzenlemeye karşı çıkarak tutmamıştır.

2020 yılında yapılan infaz yasası düzenlemesinde erken evlilik mağdurları tüm partilerin ortak bir konsensüs sağlayamaması sonucu tasarıdan çıkarılmıştır. İnfaz Yasa tasarısı düzenlemesi çalışmaları yapılırken erken evlilik mağdurları ile ilgili gerek konvansiyonel medyada gerekse sosyal mecrada kaba tabirle korkunç bir algı savaşı yürütülmüş sözde birbirinin aksi görüşleri savunan iki kesimin algı savaşı mağduriyetin önüne geçmiştir.

İki tarafı keskin bıçak olan erken evlilik, nafaka gibi konular maalesef kendini kadın hakları savunucusu gibi lanse eden feminist kadın dernekleri, HDP ve CHP’li siyasiler ile kendini İslam ve ailenin yegâne savunucusu gibi lanse eden ama asıl amacı mağdurları provake etmek gibi görünen birkaç isim arasında algı meydan savaşlarına dönüştürüldü. Maalesef görünüşte ‘’kadını’’ ve ‘’aileyi’’ korumak için konuşan iki kesimin kadına da aileye de bir faydaları olmadı. O kadar bağırdılar ki aklıselimin sesi duyulmadı. İnfaz yasası düzenlemesi döneminde çıkan birkaç haber linkini şuraya bırakalım.

https://www.milliyet.com.tr/gundem/erken-evlilik-infaz-paketinden-cikti-6175747

https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/infaz-yasasini-meclisten-geciren-iktidar-kollari-cocuk-yasta-evlilik-icin-sivadi-1732958

https://www.hurriyet.com.tr/gundem/cocuk-gelinle-evlenene-tahliye-teklifi-41494666

https://www.evrensel.net/haber/405182/iktidar-medyasi-cocuk-istismari-affina-zemin-hazirliyor

Erken evlilik sonucu ailesi parçalanan kadınlar sorunun çözümü için Sayın Cumhurbaşkanından yardım istiyor. Onlar, “herkes 18 yaşından önce evlensin doğrusu budur” demiyorlar.  Severek evlendikleri eşlerinin cinsel istismar suçundan hapis yatması onların bugününü ve geleceğini karartıyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

-----------------------

 

 

Haberin Doğrusu En Güncel Haber

 

Haberin Doğrusu, Bursa haber, Bursa son dakika, Doğru haber, Son dakika, Bursa iş dünyası, Bursaspor, Bursa hava durumu, Bursa nöbetçi eczaneler, Bursa ekonomi haberi, Bursa kapalıçarşı, Bursa trafik durumu

Yazarın Diğer Yazıları