TEZGELEN DEVLET-ALEVİ İLİŞKİSİ DEĞERLENDİRDİ

11 Haziran 2021 Cuma 00:48
TEZGELEN DEVLET-ALEVİ İLİŞKİSİ DEĞERLENDİRDİ

Sitemiz www.haberindoğrusu.com" yazarı Dr. Huriye Tezgelen, hazırladığı videoda, Osmanlı'dan bu yana devlet ile Alevi vatandaşlar arasındaki ilişkisi, yaşanan acıları ve trajedileri değerlendirdi.

"Demokrasi Günlüğü" başlıklı çalışma ile ülke gündeminin önemli konularını ele alan sitemiz www.haberindogrusu.com'un yazarı Dr. Huriye Tezgelen, bu kez Osmanlı'nın son döneminden Cumhuriyetin ilk yıllarına ve AK Parti iktidarında devlet ile Alevi vatandaşlar arasındaki ilişkiyi ele aldı. İslam dininin tüm dünyaya hakim olmasını engellemek amacıyla yüzyıllardır süren bir uğraş olduğunu ifade eden Tezgelen, "Ali'siz Alevilik, ılımlı İslam, dinler arası diyalog makyajlarıyla İslam dünyasını atomlarına kadar parçalamak, derdinde olanları görüyoruz" dedi.

Daha Osmanlı döneminde Osmanlı-İran, Osmanlı-Safevi savaşlarında acılar, trajediler yaşandığını vurgulayan Tezgelen, "Biraz daha geriye gidelim; Biz islam tarihçesi değiliz, en azından benim İslam tarihi ile ilgili ahkam kesmek gibi bir niyetim yok ama daha İslamiyet yeni kurulduğunda, daha ilk 100 yılda, kardeş kavgaları, mezheplere bölünme, kim halife olacak kavgası başlamış. Kardeş kavgası insanlık tarihi kadar eski. Habil ile Kabil kadar eski. Daha orada başlamış kavga" diye konuştu. Cumhuriyetin ilk yıllarında da Aleviler ve devlet arasında sorunlar yaşandığını, Cumhuriyet rejimine ilk sıkıntıyı çıkaran Şeyh Sait olduğunu anımsatan Tezgelen, Dersim isyanı, savaş uçaklarıyla bölgenin bombalanması, binlerce vatandaşın oradan sürülmesinin ülkemiz için büyük bir acı ve etkisi hala devam eden bir travmaya neden olduğunu belirtti.

Huriye Tezgelen, Sivas olayları sonrası en büyük trajedinin 2 Temmuz 1993'te Sivas'ta Madımak Oteli'nin yakılmasıyla yaşandığını, o dönemde Sivas Cumhuriyet Üniversitesi nöbetçi intörn olarak görev yaptığını belirtti. 20 yıl önce mufazakar bir parti olan AK Parti'nin Kürt, Roman gibi daha önce hiç el atılmamış, Alevi sorununa da korkusuzca el attığını dile getiren Tezgelen, 2007 yılında Alevi kimliklerini açıkça ifade eden 3 ismin AK Parti saflarında milletvekili seçildiğini, 2011 yılında da Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın resmen Dersim olaylarına ilişkin varsa devletin bir sorumluluğunun özür dilediğini aktardı.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin ilk konuklarının da Muharrem Aşı iftarı için Aleviler olduğunu anımsatan Tezgelen, "Elbette devlet ile Alevi vatandaşları arasındaki bu yakınlaşmayı çekemeyip kaşıyanlar oldu. Son olarak Almanya'da bazı eyaletler Aleviliği bir din olarak kabul etti. Yine Almanya'da farklı dinlerden mensup kişiler aynı yerde hep birlikte namaz kılıp haç çıkarma gibi eylemler yaptılar. Dinler arası diyalog da bunlardan biriyiz. Aynı göğün altında yaşayan bizler, bir olmalıyız. Çünkü bir olursak diri oluruz..." değerlendirmesinde bulundu.