GÜVENLİ BÖLGEDE HAYAT NORMALE DÖNÜYOR

28 Haziran 2021 Pazartesi 09:52

 GÜVENLİ BÖLGEDE HAYAT NORMALE DÖNÜYOR

 

Suriye İç Savaşı’nın başlamasından bu yana ülkemizde yaklaşık 4 milyona yakın Suriyeli misafirimiz var. Bir de Suriye’nin kuzeyinde Türkiye’nin girişimiyle oluşturulan Güvenli Bölge var. Orada yaklaşık 4 milyon nüfus yaşıyor.

Türkiye’nin desteği ile güvenliği, asayişi ve sosyal hayata dönüşü sağlanan bölgede STK’lar ne durumda. Başka bir deyişle bir rahat evlerimizde otururken ya da çok çok bir sms bir İBAN numarası ile vicdanlarımızı rahatlatırken gerçekte büyük özveriyle bölgede olanlar hakkında ne biliyoruz?  Bilim Eğitim kültür Araştırma Merkezi (BEKAM) hem Türkiye toprakları hem de güvenli bölgede çok önemli çalışmalar yürütüyor.

 

Biz de www.haberindogrusu.com olarak bu emekçilerden biri olan Bilim Eğitim Kültür Araştırma Merkezi (BEKAM) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Eminoğlu, bir söyleşi gerçekleştirdik. İnşallah bir kalbe dokunur, başka yüreklere ilham olur.

 

 

 

 

  • Mehmet Ali Eminoğlu Kimdir

 

1979 Gaziantep doğumluyum. Bildiğimiz kadarıyla ailemiz 150 yılı aşkındır bu topraklarda yaşıyor, dedelerim ya gazi ya da bu topraklarda şehit olmuş. Biz de atalarımızın var olduğu gibi bu topraklarda var olma ya ve varlığımızı anlamlandırmaya çalışıyoruz. İlk ve orta öğrenimimi Gaziantep’te tamamladım. 28 Şubat sürecinde üniversite öğrencisiydim ve maalesef ülkemizin karanlık günler yaşadığı o döneme sıcak şahitlik ettik. Topraklarımıza olan inancımızı kaybetmemek için çok gayret gösterdik. Hamdolsun o karanlık günleri geride bırakabilmek için elimizden geleni yapmaya çalıştık. İlahiyat ve uluslararası ilişkiler lisansım var. Yüksek lisansımı “Sivil Toplum” alanında yaptım. Yaşadığımız süreçleri ve çalışmalarımız makul bir akılla değerlendirmek ve bir müktesebata dönüştürebilmek için pratiğini yaptığımız konuların teorisi üzerinde de çalışmalar yapmaya gayret gösteriyoruz. Evliyim, iki kızımız ve bir oğlumuz var. 

 

  • Ne zamandan beri STK gönüllüsüdür?

 

1993-1994 yılında liseye başladığım zaman hayatı ilk sorguladığımız zamanlardı. Okuduğum lise politik görüşlerin sıcak yaşandığı bir liseydi. Sınıfta ders aralarında yaptığımız tartışmalar bizi bir arayışın içine sürükledi. O dönemlerde kendime sordum “varlığım ile yokluğum arasındaki fark nedir?” bu sorunun peşine düşünce “Sağ”dan “Sol” dan birçok farklı fikir tartışmalarının yaşandığı ortamlara girdim çıktım. Mahallemizde açılan bir kuran kursunda semtimizin gençleriyle tanıştık birlikte kuran öğrenip sohbetlere katıldık. Kitap okumaya başladım. Okudukça ne kadar çok şey bilmediğimizi öğrendim ve bu süreç hep böyle ilerledi. İnsan okudukça cehaletini fark ediyor.  Sonra kendimi arayabileceğim ve varlığımı anlamlandırabileceğim vakıf ve derneklere gittim. Sonunda Bülbülzade Vakfından birkaç üniversiteli genç ile tanıştık ve onların gözlerindeki ışık ve heyecana kapılarak sivil toplum vakıf çalışmalarına fiilen adım atmış olduk. O gün bu gündür elimizin ve gönlümüzün yettiği çalışmaların içerisinde bulunmaya gayret gösteriyoruz.

 

  • Vakfın Faaliyetlerini nasıl özetlersiniz?

 

Vakfımız insana temas eden ve adına iyilik diyebileceğimiz her türlü alanda dil, din, ırk, mezhep, meşrep ayrımı gözetmeksizin çalışmalar yürüten ve neslin ıslahı ve arzın imarına katkı sağlamayı hedef edinmiş bir sivil toplum kuruluşudur. Yaşadığımız şehirden hareketle bölgemize ve ülkemize ve ülkemizin uluslararası arenadaki duruşuna katkı sunabilecek faaliyetler yapmaya gayret gösteriyoruz. Eğitimi ve eğitimcinin elini güçlendirecek yardım faaliyetleri dezavantajlı gruplara dönük çalışmalar, gençlere ve çocuklara dönük etkinlikler, okuma merkezli bir yapılanma ve bireysel inşa süreçlerini güçlendirecek yetişkin çalışmaları gibi birçok alanda faaliyetler yürütüyoruz. Bütün bu çalışmalara ilaveten son dönemde özel olarak Suriye konusunu çalışıyoruz. 2011 yılında Suriye’de olayların başlaması ile birlikte her kademede Suriyelilerle görüşmeler yaparak süreci hafifletmek ve makul bir uyum kabul dengesi oluşturabilmek için çalışmalar planladık projeler yaptık ve yapmaya devam ediyoruz. Bu çalışmalarımızı mütevellisi olduğum Bülbülzade Vakfı (www.bulbulzade.org) ve şu an yönetim kurulu başkanı olduğum BEKAM (www.bekam.org.tr) web sitelerinden inceleyebilirsiniz. Bütün bu çalışmalardaki temel motivasyonumuz Rabbimizin bize bir insan olarak yüklemiş olduğu sorumlulukları yerine getirebilmek ve iyi bir insan olabilmektir.

 

 

  • Vakıf olarak destekçileriniz kimler?

 

Destekçilerimiz; yüreğini yüreğimize katan gönüllülerimizdir. Biz en büyük desteğin maddi değil inandığımız değerlere olan manevi bağlarımızla oluştuğuna inanıyoruz. Birlikte düşünerek planladığımız bir faaliyete inanan ve ortak iyiye katkı sunacağını düşünen her bir kişi bizim destekçimiz oluveriyor. 25 yılı aşkın sivil toplum çalışmalarımda hayır ve iyilik adına düşündüğümüz bir faaliyeti yapmak için maddi olarak hiç sıkıntı çekmedik. Çünkü biz maddiyattan öte bu işin oluşturacağı toplumsal faydaya yoğunlaşırken Rabbimiz bu işin imkanını bir şekilde önümüze çıkarıyor ve düşüncemiz maddi engele takılmıyor. Faaliyetlerimize kadın erkek, çocuk genç yaşlı, fakir ve zengin birçok gönüllümüzün maddi ve manevi desteği oluyor. Biz de bu destekleri en verimli şekilde değerlendirerek ortak iyiye dönüştürmeye çalışıyoruz.

 

  • Size nasıl destek olabiliriz?

 

Bu sorunun cevabı aslında sizde saklı. Bir kişi bize bu soruyu sorduğu zaman ona faaliyetlerimize baktığın zaman kendinizi nerede en iyi ifade edebileceğini soruyoruz. Çünkü insanlar yetenek ve kabiliyetlerine göre nerede mutlu olacağını en iyi kendileri bilir. Belki de bizim hiç düşünmediğimiz bir alanda bir iyilik düşünecek ve bunu projelendirerek bizi de içine katacak birine somut bir iş söyleyerek engel olmak istemiyoruz. Sen bizim için ne yapabilirsin diyoruz ve varlığını anlamlandıracak şeyi kendisinin bulmasını tercih ediyoruz. Seçim yapan gönüllülerimizle birlikte gönlümüzü gönlümüze fikrimizi fikrimize katıp yola koyuluyoruz…

 

 

 

 Röportaj: Dr. Huriye Tezgelen