MUHALEFET YAHUT AMERİKAN İNTİKAM TİMİ!

04 Ekim 2021 Pazartesi 08:19

MUHALEFET YAHUT AMERİKAN İNTİKAM TİMİ!

Son yazım bazı değerlendirmelere vesile oldu.

Hani şu; “İktidara Gelirlerse Hepimizi Bir Kaşık Suda Boğarlar” başlıklı yazı…

Kaygıma katılan değerlendirmeler yanında bu iddiayı abartılı bulanlar da oldu.

Herkesin fikrine saygı duyarız elbette ama ben, neden bu denli kaygılı olduğumu argümanlarıyla birlikte nazarlarınıza sunmak isterim.

Meseleye bu argümanlar ışığında bakıldığında, hiç de abartılı bir yaklaşım serdetmediğim görülebilir diye umuyorum.

Amerika FETÖ üzerinden ülkemize saldırdı.

Öncesinde PKK’yı kullanıyorlardı.

Son süreçlerde PKK etkisinin azalması üzerine bahsini ettiğimiz mel’un örgütü üzerimize saldılar…

Bunlar, çok önceden devletin bütün kurumlarını istila ettikleri gibi siyaset üzerinde de etki alanları oluşturmuş, bazı partileri içten kontrol edilir hale getirmişlerdi.

Amerika, bu kez Joe Biden’in dediği gibi operasyonu siyaset üzerinden yapmaktadır ve işbirliği içerisinde olduğu partilere FETÖ üzerinden talimat vererek hepsini hiçbir ortak noktaları olmadığı halde bir araya gelmeye mahkûm etmiştir.

Dilerseniz Amerika’nın emri üzerine bir araya gelen bu partilerle ilgili değerlendirmelerimizi yapalım.

CHP: Malum kaset marifetiyle başa getirdikleri Kılıçdaroğlu, FETÖ’nün istediği her şeyi yapmış, kilit noktalara bu örgütün belirlediği şahısları yerleştirmişti.

Düşünün, 17-25 Aralık sürecinde anayasaya aykırı olduğu halde FETÖ’nün ürettiği tapeleri meclis kürsüsünden okuma cüreti göstermişti.

Aslında başka bir örnek vermeye gerek yok bu, resmen suçtu ve Kılıçdaroğlu aldığı emir gereği bu suçları gözünü kırpmadan işledi.

Son birkaç yıldır sistematik yalanlar serisini mütemadiyen dile getirmesi bir başka örnek.

Özetle CHP, FETÖ’nün devşirdiği bir partidir ve örgütün siyasal ayağının en mühim unsurudur.

Gelelim İYİ Partiye…

Bu parti, örgütün MHP’yi ele geçirememesi üzerine kuruldu.

Başından itibaren FETÖ’nün amaçları doğrultusunda hareket etmektedir.

Akşener’in, tıpkı Kılıçdaroğlu gibi yalanı ve mizanseni bir taktik olarak kullandığını dikkate alırsak bunun doğrudan Amerika tarafından belirlenmiş bir yöntem olduğunu rahatlıkla anlayabiliriz.

HDP/PKK: Yazının başında, PKK’nın Amerika hesabına Türkiye’ye saldırdığını ifade etmiştik.

Bu faşist ve katil örgütün meclisteki uzantısının HDP olduğu herkesin malumu…

Çözüm sürecinde her şey bitmek üzereyken masayı devirip kalkması ve kalkışma çağrılarıyla birlikte hendek kazma işlerine başlaması, tamamen Amerika’nın emri üzeredir.

Çözüm sürecinin başlarında kendilerine en büyük hakareti yapan Kemalist CHP ile aynı çuvala girebiliyor olması da bu emir gereğidir.

Siz bakmayın, “bizi muhatap almazsanız Millet ittifakını desteklemeyiz” zırvalarına.

Bu oluşumu desteklemeye mecbur ve mahkûmlar!

Bu tür sözleri de sırf tabanlarının, amiyane tabirle, gazını almak için sarf ediyorlar.

Yine amiyane tabirle bu ittifakı ‘eşşek gibi’ desteklemek zorundadırlar. Yoksa on binlerce Kürdü asan/kesen bir partiyle yollarının kesişmesi nasıl mümkün olabilirdi ki?!

Bu yönüyle de HDP, asla bir Kürt partisi değil, olsa olsa ‘Kürtçü, faşist, katil ve Amerikan köpeği terörist bir oluşumdur!

AK Partinin Kürtlerden en fazla oy alan parti olduğu gerçeği de bu iddianın teyidi mesabesindedir.

SP: Kurumsal olarak değil ve fakat tepe yönetiminin girdiği angajmanlar nedeniyle bu oluşuma mahkûm edilmiş bir partidir.

Oğuzhan Asiltürk’ün vefatı üzerine kurumsal olarak da bu yapıya eklemlenmesi mümkündür.

DEVA: Bu parti, tabir caiz ise bağıra bağıra “biz FETÖ’nün derdinin devasıyız” demektedir. Bütünüyle bu mel’un örgüt tarafından husule getirilmiştir ve varlığı kamikaze bir eylemde kullanılabilecek evsafta bir aparat olarak anlamını bulur.

Bu haliyle ciddiye almak çok doğru olmaz ama ‘sinek bir şey değil lakin mide bulandırır’ sözünü unutmamak lazımdır.

GP’ye gelince…

Varlığını, Davutoğlu’nun, Cumhurbaşkanından intikam alma hırsına ve nefretine borçlu bir parti...

Doğrudan FETÖ imalatı diyemeyiz ama Tayyip Erdoğan’ı devirme maksadında birleştikleri için ittifaka, bütün ruhuyla destek vermesi kaçınılmazdır.

Böyle özet bir portreyle karşı karşıyayız.

Buna, bu Partilerin medya oluşumlarını (Fondaş Medya, Candaş Medya vs), STK’ları, oda, baro ve birlikler ile sermaye yahut burjuva diye niteleyebileceğimiz işbirlikçi yapıları da ekleyince fotoğraf netleşir ve ortaya yazının başında ifade ettiğimiz iddianın hakikati çıkar.

Normal şartlarda kafalarına silah dayansa bir araya gelmeyecek olan bütün bu partilerin/medyanın/sivil toplum örgütlerinin/sermayenin tamamı, Amerika tarafından ittifaka mecbur ve mahkûm edilmişlerdir.

Hiçbiri, bunun aksine davranamaz ve bir yere gidemez!

Tek bir amaçları vardır.

Neye mal olursa olsun, Tayyip Erdoğan indirmek!..

Meseleye bu yönüyle bir kez daha bakınız ve “İktidara gelirlerse hepimizi bir kaşık suda boğarlar” şeklinde dile getirdiğimiz iddiamızı bir de bu açıdan değerlendiriniz.

Ne dersiniz, abartıyor muyum?...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Haberin Doğrusu En Güncel Haber

 

Haberin Doğrusu, Bursa haber, Bursa son dakika, Doğru haber, Son dakika, Bursa iş dünyası, Bursaspor, Bursa hava durumu, Bursa nöbetçi eczaneler, Bursa ekonomi haberi, Bursa kapalıçarşı, Bursa trafik durumu

Yazarın Diğer Yazıları