KENDİNE AİT BİR SESSİZLİK: GÜRLE

02 Eylül 2021 Perşembe 00:41

KENDİNE AİT BİR SESSİZLİK: GÜRLE

Yakında yeni bir tarih dergisi yayın hayatına başlıyor. Dergide işlenecek birkaç konu için Bursa ve Eskişehir civarında uğramam gereken yerler vardı. Yola çıktım. Evvel Gürle köyünü görmek istedim. Gemlik ile İznik arasındaki bu köy, Osmanlı'nın meşhur Cumalıkızık gibi Bursa etrafına kurduğu ilk köylerden. Köye girdiğimde muazzam bir sessizlik karşıladı beni. Küçük meydanı geçip iyice köyün içlerine doğru girdim. Sanki terk edilmiş bir yerdi. Kapı önlerindeki arabalar ve traktörler olmasa burada yaşayanlar olduğuna kimse inanmazdı. Orhan Gazi'nin inşa ettirdiği, minaresi hâlâ ayakta duran camiyi görmekti niyetim.

Orhan Cami, Gürle köyünün en tepesinde. Sırtını heybetli Gürle dağına yaslamış. Köyün köpekleri hoşgeldin der gibi tuhaf bir sevinçle etrafımı sardı. Hep beraber cami kapısına doğru yürüdük. İki şahidenin üzerine yapılmış merdivenlerden çıktık. "Daha sonra şaşırırım" deyip devam ettim. Kapı kapalıydı. Kitleyip gitmişler. Haberlerde görmüştüm: Cemaati yok diye camiyi açmıyorlarmış. Anahtarı olan birileri var mıdır diye etrafta dolandım. Bahçesiyle uğraşan bir köy sakinine rastladım. Demek birileri hâlâ burada yaşıyor... "İmam izinde, bizde de anahtar yok" dedi. Böylece içeri giremeyeceğimi anladım.

Orhan Gazi çalışkanlığı ve zenginliği ile bilinen bir sultandı. Orhan Gazi döneminde Bursa ve İznik'i ziyaret eden Seyyah Battuta böyle söylüyor. Bir yerde asla uzun süre durmazmış ve hep dolanır gazaya çıkarmış. Dağ köylerinden ovalara her yerde Orhan Gazi'nin mübarek kokusu var sanki. Minare öyle heybetli ki, bir dağ köyü için dahi bu meşakketi çok görmeyen sultanın, nasıl lütufkâr ve cüretli olduğunu derhal anlıyorsunuz.

Bir de Orhan Gazi döneminde yapılmış bir hamam var bu köyde... Oraya doğru yürüdüm. Köy evlerinin meyva ağaçları ile sarılı bahçelerinden cılız patırtılar geliyordu. Onun dışında koyu bir sessizlik hakimdi. Hamam camiye 100 metre uzaklıkta. Önünde çocuklar yavru köpekleri seviyordu. "Hoşgeldiniz hocam" dediler yaşlarından büyük bir kibarlıkla. Zannederim buraya gelip giden akademisyen çok oluyor. Böyle alışmışlar. Hamamı inceleyecek hocanın biri olabilirim. Ben bir şey demeden kenara çekildiler. Hamam çok iyi durumdaydı. Cephesine bakan yeni yapılmış diyebilirdi. Bu denli eski bir hamamın bu kadar bakımlı olmasından heyecan duydum. Çocuklar "eski" çeşmeleri de görmem gerektiğini söylediler.

Çeşmelere doğru yürürken kapısının önünde oturan yaşlı bir amcanın yanında durdum. Selam verdim. Köyde her şeyin güzel olduğunu ama kimsenin kalmadığını söyledi. "Böyle güzellikler bırakılıp da nereye gidilir... Ailemiz de küstü ve ikiye bölündü. Evlerini yıkıp gittiler" Burada yaşanabilir mi diye düşündüm o an. Yaşanmaz belki ama kaçılabilir. Yani ya kendinizden sıkılır Gürle'ye kaçarsınız, ya da Gürle'den sıkılır kendinize ait bir gürültü ararsınız. Bu sanırım genel bir durum. "Bir de Yeni Gürle var" dedi amca, "ama orayı sevmeyiz."

Cumbalı Osmanlı evlerini andıran evleri de çok güzeldi Gürle'nin. Ama bir 19.yy Osmanlı evi kadar "ben buradayım" demiyorlardı. Daha sade. Bazıları daha gelişigüzel inşa edilmiş. Ama muhakkak bahçeli. Hepsinden nedeni belirsiz tanıdık bir ses geliyordu. Biri elinde baltası ile sanki bir oduna vuruyor. Ya da çekicin çiviyi eğdiği o an gelen yankılı ses. Sürekli bir çalışma hali. Ama gelişmek ya da büyümek için değil; sanki hiçbir şey daha fazla ileri gitmesin diye çalışılıyor.

Çeşmeleri de gördükten sonra 1 km uzaklıktaki Yeni Gürle'ye geçtim. Biraz daha sıkışık ve gürültülü bir yer. Meydanında oturacak üç tane kahve vardı. Ortadan dağdan gelen su akıyordu. Buranın karmaşasını sevmedim. Durmadım fazla. Geri döndüm. Eski Gürle meydandaki kahveye oturdum. Çalgıları ile 5 kişilik bir grup geldi. Yandaki et lokantasında akşamları çalıp söylüyorlarmış. Provaya başladılar. Müthiş bir ciddiyetle yapıyorlardı provayı. "Bak... Sen tam bu esnada vur, sürpriz olsun." Burası bir köy, gelen bizi acaba dinler mi, çalıp gidelim demiyorlardı. Hazırlıksız yakalayalım ve herkes bizi dinlesin. Dinlemek istemeyen de dinlesin. Ben de açıkçası hazırlıksız yakalandım... Yazılarım devam edecek.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Haberin Doğrusu En Güncel Haber

 

Haberin Doğrusu, Bursa haber, Bursa son dakika, Doğru haber, Son dakika, Bursa iş dünyası, Bursaspor, Bursa hava durumu, Bursa nöbetçi eczaneler, Bursa ekonomi haberi, Bursa kapalıçarşı, Bursa trafik durumu

Yazarın Diğer Yazıları