KELÂMA MERHABA

13 Temmuz 2021 Salı 09:12

KELÂMA MERHABA

Serüven mağara duvarlarında başladı. Belki bir “iz” bırakmak, belki kayıt tutmak için ya da öylesine çizildi resimler. Mağara duvarına yansıyan hakikatin ışığının aydınlattığı gölgelerdi ve insan hakikati bulmaya çalışmaktan hiç vazgeçmedi.

Çağlar geçti, varoluşa atfedilen anlam değişmedi. Ütopya ve distopya arasındaki tüm duygular, düşünsel ve imgelemler varoluşu anlamlı kılmak için yüzeye çıkmayı bekledi durdu. Mağara resimleriyle başlayan hikâye, sembollerle taşlara işlendi; soyuttan doğan somut, somutu tekrar soyutlaştırarak asırlık mesajlara dönüştü. Alfabenin bulunması ile uygarlıkların kendi içinde ve farklı uygarlıklarla iletişimleri güçlendi. Kimi zaman güvercinin ayağında, kimi zaman bir ulağın heybesindeki metin alıcısına ne pahasına olursa olsun ulaştırıldı. Teknolojinin gelişmesi ile ulaklar bayrağı postacılara devretti. Telgrafın icadı ile kısa mesajlar telgrafın tellerine kuşların ötüşlerine eşlik etti. Daktiloydu, telefondu, bilgisayardı derken kalem kelâma küsüverdi. Düşünselin durağı değişse de insanın “anlatmak ve anlaşılmak” üzere kurulu duygu dünyası başka dünyalarla kesişme gayretinden hiç vazgeçmedi. Kim bilir bu serüven nasıl evrilecek?

Öznel serüvenim okuma yazmayı söktüğüm günden başladı. Şiirler, karikatürler, yazılar, tiyatrolar hayatımın her anında yoldaşım oldu diyebilirim. Onlarla olan yoldaşlığım bugün sizlerle yollarımızın kesişmesini sağladı.

Yollarımızın kesiştiği bu köşede umarım bundan sonra keyifli sohbetlerimiz olur. Bazen uzmanlık alanım “nöromimari paradigması” nı anlatacağım size, bazen klasik Türk şiirinden bir örnekle, bazen film-kitap eleştirileriyle, bazen de sonradan okuduğumda ne demek istediğimi bir türlü anlayamadığım felsefi metinlerle siz kıymetli okurlarımla buluşacağım.

Umarım kalbinize dokunabilir, zihninizde güzel bir iz bırakabilirim.

Kocaman bir merhaba ile başlayalım o zaman.

Sevgiyle.

 

Yazarın Diğer Yazıları