HALİDE EDİP ADIVAR KİMDİR?

06 Kasım 2021 Cumartesi 01:39

HALİDE EDİP ADIVAR KİMDİR?

Türk edebiyatının önemli kadın kalemlerinden Halide Edip, 1919 yılında İstanbul’un işgaline karşı yaptığı konuşmaları ile tanınan, İşgalci İngilizler tarafından adına ölüm fermanı çıkarılan usta bir hatip, Kurtuluş Savaşı yıllarında cepheleri dolaşarak Yunan Mezalimini dünyaya tanıtan usta bir yazar, çok sayıda eser kaleme alan bir romancı, Anadolu Ajansı'nın kurulmasında rol alan bir gazeteci, çevirmen, öğretmen, müfettiş, Onbaşı… Meziyetleriyle önünde ceket iliklenecek bir kadın olan Halide Edip Adıvar’ı “Ne kadar tanıyorum?” sorusundan hareketle yaptığım araştırmalar neticesinde gördüm ki bu zamana kadar tam anlamıyla tanıyamamışım. Şimdi başlıkta sorduğumuz sorunun cevabına dönelim ve Halide Edip ile tanışalım.

Halide Edip Adıvar Kimdir?

Türk edebiyatında önemli bir yeri olan Halide Edip, 1884 yılında Sultan II. Abdülhamid’in Ceyb-i Hümâyun kâtiplerinden Selanikli Mehmed Edip Bey ile Fatma Bedrifem Hanım’ın çocukları olarak dünyaya geldi. Küçük yaşta annesini kaybedince ilk terbiyesini aldığı ve çocukluğunu geçirdiği anneannesinin evine yerleşti.

1893 yılında Üsküdar Amerikan Kız Kolejine girdi. Burada bir yıl eğitim aldıktan sonra ayrılmak zorunda kalan Halide Edip, devrin önde gelen şahsiyetlerden özel ders alarak eğitim hayatına devam etti.

1901 yılında ilk evliliğini, özel matematik dersi aldığı hocası Sâlih Zeki ile yaptı. Bu evliliğinden iki oğlu olan Halide Edip, Tevfik Fikret’in yönetimindeki “Tanin” gazetesinde  “Halide Salih” imzasıyla yazılar yayımladı. Yazılarını daha sonra Resimli Kitap, Şehbal, Yeni Tanin, Musavver Muhit, Mehasin ve Resimli Roman gibi yayınlarda sürdürdü. Buralarda yazdığı yazılar yüzünden aldığı tehditler üzerine, 1908 yılında (Rumî Takvim'e göre 31 Mart 1325) II. Meşrutiyet'in ilanından sonra, İstanbul'da, yönetime karşı yapılmış büyük bir ayaklanma olan 31 Mart Vaka’sı sırasında öldürüleceği endişesiyle çocuklarıyla birlikte Mısır’a kaçtı. Buradayken İngiltere’den aldığı bir davet üzerine İngiltere’ye gitti. Olaylar yatıştıktan sonra 1909 yılında yurda döndü ve Maarif Nazırı Sait Bey’in teklifiyle Dârülmuallimât’ta (Kız Öğretmen Okulu) pedagoji öğretmenliğine tayin edildi. Bir taraftan vakıf okullarında müfettişlik yaparken bir taraftan da yazılarına devam etti.

1911 yılında eşinden ayrılan Halide Edip, Türkiye’nin geleceğine şekil verecek çocukların iyi birer birey olarak yetiştirilmeleri için önce kadının yetiştirilmesi gerektiğini savunduğundan yazın hayatının ilk dönemlerinde, daha çok kadın ve çocuk eğitimi üzerinde durdu.  Halide Edip, bu dönemde Ziya Gökalp ve Yusuf Akçura gibi isimlerin yazılarından etkilendi.

Balkan savaşı sırasında kadınların toplum hayatına katılması ve eğitilmesi amacıyla ilk kadın derneği Teali-i Nisvan Cemiyeti’ni kurdu. Cemal Paşa’nın teklifi üzerine Lübnan, Beyrut ve Şam’da okulları düzenleyip açmak amacıyla Suriye’ye gitti.

1917’de Dr. Adnan ile evlendi. Aynı yıl kendisinin ilk tiyatro oyunu olan Kenan Çobanları’nı yazdı. 1918-1919’da İstanbul Darülfun’unda Batı edebiyatı dersleri verdi.

15 Mayıs 1919’da İzmir’in işgalinden sonra düzenlenen Fatih, Üsküdar ve Sultanahmet mitinglerinde hatiplik yönüyle öne çıkarak konuşmacı oldu. Bunlar içinde özellikle Sultanahmet mitinginde yaptığı konuşma oldukça etkili oldu. Yine bu yıllarda Büyük Mecmua ve Vakit’teki yazılarıyla işgale karşı baş kaldırışın gelişmesinde, yayılmasında katkıda bulundu. Ayrıca bu yıllarda Anadolu’ya gizlice silah kaçırma görevini de üstlenen Halide Edip, 1920’de eşi Dr. Adnan ile Anadolu’ya geçerek Milli Mücadele için aktif çalışmalarda bulundu.

Anadolu’ya geçerken Yunus Nadi ile sohbetlerinde bir ajans kurma fikri ortaya çıktı. Konuşma sırasında “Evvela kendini ve mümkünse vatanı kurtaracak olan Anadolu’dur.” diyen  Halide Edip, Anadolu Ajans’ının ismini almasında önemli bir rol oynamıştır.  5 Nisan 1920’de Mustafa Kemal Paşa ile Ankara’da yaptığı görüşmeyi Türk’ün Ateşle İmtihanı isimli eserinde anlatmıştır. Mustafa Kemal Paşa ile yapılan görüşmenin ardından 6 Nisan 1920’de Anadolu Ajansının (AA) kuruluşu gerçekleştirildi.

Ankara’da Yunus Nadi’nin Hâkimiyet-i Milliye gazetesine yardım eden Halide Edip, aynı zamanda yabancı gazetelerin tercümelerini yaptı. Hilal-i Ahmer’de (bugünkü ismiyle Kızılay) Ankara Şube Başkanı oldu. Sakarya Savaş’ı sırasında Onbaşı oldu.

1921-1922 yılları arasında Tetkik-i Mezalim Komisyonu’nda Yunan askerlerinin çekilirken halka yaptığı zulümler ile oluşturdukları hasarları rapor etti. Savaşın sonunda Çavuş rütbesi alan Halide Edip, bu yıllarda yaptığı gözlemlerden hareketle Ateşten Gömlek ve Vurun Kahpeye romanlarını yazdı.

Cumhuriyet’in ilanından sonra çeşitli dergi ve gazetelerde yazın hayatına devam eden Halide Edip, kurucuları arasında Adnan Adıvar’ın da bulunduğu Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın İnönü hükümeti tarafından kapatılması ve çıkan siyasi çekişmeler sebebiyle 1925’te eşiyle birlikte Türkiye’den ayrıldılar.

1935 yılında Hindistan’a geçen Halide Edip, Müslüman üniversitesi olan Camia-ı Milliye’nin kurulması için düzenlenen kampanyayı destekledi.

1939 yılına kadar 14 yıl boyunca İngiltere, Fransa ve ABD’de konferanslar ve çeşitli üniversitelerde dersler verdi. 

1940 yılında İstanbul Üniversitesinde İngiliz Edebiyatı dersleri verdi. 1950 yılında Demokrat Parti’den İzmir milletvekili seçildi. Vekillik görevinden 1954 yılında görüş ayrılılıkları nedeniyle istifa ederek üniversiteye döndü. Son döneminde kendini tamamen edebiyata veren Halide Edip onlarca kitap yayınladı.

Peyami Safa’nın “Tek Türk savaş romancısı” olarak adlandırdığı Halide Edip Adıvar  9 Ocak 1964’te 82 yaşındayken böbrek yetmezliği sebebiyle hayatını kaybetti. Cenazesi İstanbul Merkezefendi Mezarlığına defnedildi.

Cumhuriyet Dönemi’nde Kadına Yönelik Şiddeti Gözler Önüne Seren Eser: Vurun Kahpeye

Türk edebiyatına birçok eser bırakan Halide Edip Adıvar’ın ikinci romanı Vurun Kahpeye ismini taşımaktadır. 1923 yılının sonlarında Akşam gazetesinde tefrika edildi. 1926 yılında ilk defa kitap olarak yayınlandı. 1949, 1964, 1973 yıllarında aynı isimle beyazperdeye uyarlandı. Konusunu Millî Mücadele günlerinden alan romanda, idealist İstanbullu öğretmen Aliye’nin Anadolu’da bir kasabaya gidişi ve bölgede Millî Mücadele hareketine desteği anlatılır. Romanda bölge halkının Millî Mücadele’ye bakışı ve bu mücadelenin sembolü konumuna gelen Kuvayımilliye’nin oluşumunun yanı sıra çözülen Osmanlı devlet mekanizmalarının temsilcileri ve eski düzen karşıtları aktarılır.

Vurun Kahpe’ye, yalnızca yukarıda saydığım konuları barındırmaz. Cumhuriyet Dönemi’nde kadına yönelik şiddeti, son derece açık bir şekilde gözler önüne seren önemli bir eserdir. İdealist öğretmen olan bir kadının (Aliye) görev yerine gitmesiyle yalnızca yüzünün açık olması münasebetiyle Fettah Efendi’nin onu yaftaladığı “Kahpe” sıfatı şiddetin başlangıcıdır. Hüseyin Efendi’nin eksik etek yakıştırması ise bu şiddetin devamı niteliğindedir. Eğer bu eseri okursanız kadını aşağılamanın sadece karşı cinsten gelmediğini, kadınların; erkeklerden öğrendikleri şekilde, zayıf olan hemcinslerini küçük görmekte, aşağılamakta olduğuna şahit olacaksınız. Sırf güzelliğinden ve yüzünün açık olmasından dolayı dedikodulara malzeme olan kadını ve onun toplumda var olma mücadelesi verirken aslında ölüme itilişine tanıklık edeceksiniz.

Kitaba ismini veren “Kahpe” kelimesi de o dönemde idealist kadına bakışın sonuçlarındandır. Ahlaksız kadın anlamına gelen bu kelime baştan sona kadar eylemden ötürü suçlamak amacıyla değil, kadını aşağılamak amacıyla kullanılmıştır. Kitabı okuma fırsatı bulursanız göreceksiniz ki bu kelime, başkahramanlardan olan Aliye’nin katliamının emridir.  Oysa burada Aliye, cesur ve idealist bir öğretmendir. Yunanlılara ve onların işbirlikçilerine karşı korkusuzca mücadele eden bir öğretmen… Ancak yalnız bir kadın olduğu için eksik etek olarak isimlendirdiği Aliye’ye göz koyan Hüseyin Efendi,  reddedilince Fettah Efendi ile birlikte çeşitli oyunlar kurar. Bu oyunlarında başarısız olurlar. Başarısızlıklarının sonucunda ise Aliye’ye iftira atarlar. Kasabalıları galeyana getirirler. Zaten cahil olan kasabalılar, bu iki fitnebazın sözlerine kanarak Aliye’ye karşı tavır alırlar. Kasabanın sözde önde gelenleri öncülüğünde Aliye hırpalanarak meydana getirilir ve Fettah’ın katliam emri: “Vurun Kahpeye!” ile Aliye katledilir. Sözlü şiddetin insanlık dışına çıkıp fiziksel şiddete dönüşmesi de böylelikle gözler önüne serilmiş olur. Aliye’nin katline neden olan bu iki Yunan yardakçısı son kısımda asılarak cezalandırılır.  

Halide Edip Adıvar’ın hayatına hâkim olduğumuzda buradaki kahramana kendinden özellikler verdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Kadın yalnızca o dönemde değil günümüzde de aynı sorunlarla boğuşarak toplumda var olma mücadelesi vermektedir. Öyle görünüyor ki yıllarca da eserlerde, ne yazık ki, aynı şekilde mücadele edecek. Bu ve benzeri sorunlara set çekmek de Halide Edip bilincine sahip olmaktan geçer. Günümüzde kadına şiddetin önüne geçilebilmesi için mutlak caydırıcı cezalara duyulan ihtiyaç, ayan beyan ortadadır.

Halide Edip Adıvar’ın edebiyat dünyasına bıraktığı eserler:

Roman:

  • Heyula (1908)
  • Raik'in Annesi (1909)
  • Seviye Talip (1910)
  • Handan(1912)
  • Yeni Turan (1912)
  • Son Eseri (1913)
  • Mev'ud Hüküm (1918)
  • Ateşten Gömlek(1923)
  • Vurun Kahpeye (1923)
  • Kalp Ağrısı (1924)
  • Zeyno'nun Oğlu (1928)
  • Sinekli Bakkal(1936)
  • Yolpalas Cinayeti (1937)
  • Tatarcık (1939)
  • Sonsuz Panayır (1946)
  • Döner Ayna (1954)
  • Akile Hanım Sokağı (1958)
  • Kerim Ustanın Oğlu (1958)
  • Sevda Sokağı Komedyası (1959)
  • Çaresaz (1961)
  • Hayat Parçaları (1963)

Öykü:

  • İzmir'den Bursa'ya (Yakup Kadri, Falih Rıfkı ve Mehmet Asım Us ile birlikte, 1922)
  • Harap Mabetler (1911)
  • Dağa Çıkan Kurt(1922)

Tiyatro:

  • Kenan Çobanları (1916)
  • Maske ve Ruh (1945)

Anı:

Halide Edip, ayrıca George Orwell’in Hayvan Çiftliği, Shakespeare’in Hamlet gibi önemli eserlerini de Türkçeye kazandırdı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Haberin Doğrusu En Güncel Haber

 

Haberin Doğrusu, Bursa haber, Bursa son dakika, Doğru haber, Son dakika, Bursa iş dünyası, Bursaspor, Bursa hava durumu, Bursa nöbetçi eczaneler, Bursa ekonomi haberi, Bursa kapalıçarşı, Bursa trafik durumu

Yazarın Diğer Yazıları