HA MURAT KARAYILAN HA KILIÇDAROĞLU!

22 Şubat 2021 Pazartesi 10:23
 HA MURAT KARAYILAN HA KILIÇDAROĞLU!

Geçtiğimiz haftanın en tartışılan konusu hiç şüphe yok ki, PKK’nın, 13 masum insanın kafalarına kurşun sıkarak katlettiği hadise idi. 

Dünya tarihinde eşine az rastlanır bu alçakça katliamın ülke içerisinde ve dışında çeşitli yansımaları oldu.

Avrupa, her zamanki gibi ikircikli bir yaklaşım serdederken, Amerika, yine o bilindik tavrı ile standartsızlığın üzerine tüy dikiyordu.

Önce Dışişleri sözcüsü evlere şenlik bir açıklama yaptı.

Katliamın dehşetli oluşuna dikkat çekiyor ve fakat “eğer PKK yaptıysa” diye akıllara zarar bir şerh düşüyordu.

Sonrasında, Dışişleri ve Milli Savunma Bakanlıklarının girişimiyle bu rezil yaklaşımı terk ettiler ve doğrudan kınamada bulundular.

Dikkat isterim, Türkiye ile özellikle de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilgili ciddi önyargıları ve düşmanlığı bulunan Joe Biden yönetimindeki ABD bile, ilgili bakanlıkların bilgilendirmesi sonucu başlangıçtaki sakil tutumunu terk ederek normal çizgiye geldi.

Bu ne demek?

Şu demek!

Türkiye düşmanlığı aleni olan Amerika bile, Kılıçdaroğlu kadar Türkiye aleyhtarı ve düşmanı değil!

Dahası, Amerika, gözünü karartıp Kılıçdaroğlu gibi PKK’yı sahiplenmeye ve onu aklamaya cüret edemedi!

Meselenin vahametini görüyor musunuz?

Malum, bir önceki yazımda HDP ile PKK’nın aynı yapı olduğuna dair mülahazalarımızı ele almış ve HDP’nin malum terör örgütünün siyasal ayağı olduğunu, kanıtlarıyla birlikte dikkatlerinize arz etmiştim.

Bahse konu o menfur hadise sonrasında HDP/PKK bile sessizliğe gömülüp hiçbir şey söylememeyi tercih ederken, CHP ve Kılıçdaroğlu, PKK’nın cesaret edemediği açıklamayı yapabilmişti.

Cumhurbaşkanının talimatıyla Savunma Bakanının ve İçişleri Bakanının, CHP ve İYİ-P genel başkanlarını bilgilendirmiş olmasına rağmen Kılıçdaroğlu, bütün Türkiye’yi adeta şoke eden bir açıklama yaparak PKK tarafından katledildiği otopsi raporlarıyla kanıtlanmış bulunan 13 masum insanın ölümünde Cumhurbaşkanını sorumlu tutmuştu.

Evet, yukarıda da dedik, Amerika’nın ve hatta katil örgütün söyleyemediğini sözde insan Kılıçdaroğlu söyledi!

Bu gelişme bize iki hususu net bir şekilde göstermiştir.

1- Kılıçdaroğlu’na Milli Güvenliği ilgilendiren konularda asla bilgi verilemeyeceği artık anlaşılmıştır zira işbu şahıs, elindeki bilgileri doğrudan terör örgütüne aktarabilecek bir yapıya sahiptir ve kendisi doğrudan doğruya bir “milli güvenlik” sorunudur. Kılıçdaroğlu’na asla güvenilemez ve ona en küçük bir devlet sırrı dahi verilemez!

2- Kılıçdaroğlu, açık bir şekilde terör örgütü PKK’nın güdümüne girmiştir! Masum insanları katledecek tıynetteki bu aşağılık terör örgütünün siyasal ayağı ile yaptığı ittifakın zarar görmemesi için Türkiye aleyhinde gelişebilecek her duruma katkı verebilecek olan bu sözde insan, terör örgütünün ucuz bir enstrümanı haline gelmiştir!

Şunu açık bir şekilde ifade etmek gerekir ki, bırakın üçüncü dünya ülkelerini, Avrupa’da dahi Kılıçdaroğlu’nun yaptığı açıklamalara benzer bir açıklamayı kim yaparsa yapsın, siyasi hayatı biter, ömrünün sonuna kadar hapislerde çürür! Lakin gelin görün ki, bu şahıs kanıtlarıyla PKK tarafından yapılmış bir katliamı, aldığı talimatlar gereği bu ülkenin Cumhurbaşkanına fatura edecek denli akıldan, insaftan ve siyaset ahlakından uzaklaşmıştır!

Evet, Kılıçdaroğlu resmen ve alenen Türkiye düşmanlarından talimat almaktadır ve aldığı talimatları bir “vazife” (!?) bilinciyle hiçbir mantık süzgecinden geçirmeden olduğu gibi yansıtabilmektedir.

Meseleye bu açıdan bakıldığında, aşağılık terör örgütünün kandil sorumlusu Murat Karayılan ile CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu arasında hiçbir fark kalmamıştır/yoktur!

Türkiye, ABD başkanı Joe Biden’ın bundan bir yıldan fazla önce “birlikte hareket edeceğiz” dediği muhalefet tarafından içeriden kuşatılmaya çalışılmaktadır.

CHP’nin bütün gücüyle, İYİ Parti ve diğer küsurat partilerin de mahcup bir edayla giriştiği bu operasyon, bütün yönleriyle sırıtmakta ve tüm alçaklığı ile bu milletin gözleri önünde cereyan etmektedir.

Bu ihanete, besleme medya dediğimiz bindirilmiş kıtaların da nasıl bir destek verdiği, gizlisi saklısı olmayan bir hakikat olarak karşımızda durmaktadır ne yazık ki…

Nasıl ki, HDP eşittir PKK ise tıpkı bunun gibi CHP ve Kılıçdaroğlu da bu yapının aleni savunucusu ve sözcüsü haline gelmiştir ve bunda zerre kadar şüpheye yer kalmamıştır.

Konuya dair son bir not:

Önceki yazımda HEP’le başlayan terör örgütünün siyasal ayağı olan 7 partiden söz etmiştim.

Hepsi de kapatıldı ama her seferinde başka bir isimle tekrar siyasi arenadaki yerlerini aldılar.

Bu partilerin kapatılmasının bir anlamı yoktur maalesef. Olması gereken başta Pervin Buldan olmak üzere, PKK’ya aleni destek veren şahısların milletvekilliğinin düşürülmesi ve hesabın bu yöntemle sorulmasıdır.

Aksi takdirde zaten CHP’nin bir alt şubesi halinde gelen mezkûr parti tabanının, CHP çatısı altında toplanması işten bile değildir.

Esasen CHP, bütün gücüyle bunun gerçekleşmesi için çalışmaktadır.

Böylelikle hem terör örgütünün partisiyle ittifak etmemiş görünecek hem de bu parti tabanından aldığı destekle görece bir büyüme yaşayacak ve HDP’den daha beter bir yıkım yapma gücüne erişecektir.

Buna, anılan partinin “mağdur” sıfatıyla bu partiye uzak kalmış kimselerin bile tekrar destek vermesi ihtimalini de eklediğimizde, kapatmanın hiç de akıllıca bir iş olmayacağı görülecektir.

PKK’nın kuryeliğini yapan milletvekillerinin hesaba çekilmesi ise kimsenin umurunda olmayacaktır zira hiçbir yerde bu şahıslar bir etkiye ve prestije sahip değillerdir, mevcudiyetleriyle olmamaları arasında bir fark yoktur!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

---------------------

 

Haberin Doğrusu En Güncel Haber

 

Haberin Doğrusu, Bursa haber, Bursa son dakika, Doğru haber, Son dakika, Bursa iş dünyası, Bursaspor, Bursa hava durumu, Bursa nöbetçi eczaneler, Bursa ekonomi haberi, Bursa kapalıçarşı, Bursa trafik durumu

Yazarın Diğer Yazıları