Şampanya Dini Ya da Pistten Çıkan Yarış Arabaları

18 Kasım 2020 Çarşamba 09:25
Şampanya Dini Ya da Pistten Çıkan Yarış Arabaları

Formula Grand Prix Türkiye yarışları birkaç gün önce sonlandı.

Benim aklımda pandemi sürecinde yapılan başarılı organizasyon ve ay yıldızlı kupa kaldı. Yarışı kim kazanmış açıkçası pek umurumda olmadı.

Sosyal mecrada Tuzla Belediyesi’nin mizahi paylaşımlarını gülümseyerek izledim. 

Dünyada iki milyar insanın canlı yayında izlediği organizasyonda büyük günah işlenmiş (!), onu da sonradan öğrendim. 

Meğerse yarışın kazananı şampanya patlatırmış, biz gazoz açtırmışız.

Nasıl yani?

Bu durumda Formula Türkiye GP’nin kazası vacip oldu diyebilir miyiz?

Bir zamanlar karikatürlerini çokça takip ettiğim çizer Serkan Altuniğne’nin isyanına bakarsak bir “Şampanya Dini” var ve Türkiye gazoz açtırarak bizi bu dinin farzlarını yerine getirmekten alıkoydu…

Serkan Altuniğne tek itiraz eden değildi, malum zihniyet ‘’Alın bu organizasyonu Türkiye’den’’ şeklindeki yakınmalar benzeri binlerce paylaşım yaparak şampanya dinine bağlılıklarını ilan etti.

Bir de vekil Engin Özkoç’un pistten çıkan yarış arabaları için bir yorumu vardı ki ‘’Allah şifa versin’’ demekten kendimi alamadım. 

Medeniyeti ve gelişmişliği  ‘’dekolte ve alkol tüketimi’’ ile bir tutan bir kitle ile sınanıyoruz.

Dekoltenin rekoltesi, bu yıl nasıldı?

Kişi başı promil ortalamasını tutturamazsak halimiz nice olur?

Bir sonraki Formula Türkiye için gülsuyu ya da zemzem kullanarak şampiyonu dinden çıkarabilir miyiz?..

 

Ahmet Kekeç ve Markar Esayan

 

Bir ay içinde iki yakınımı kaybettim.

Akrabalık, aile ya da bilinen anlamda yakın değil.

İkisiyle de sadece birer kez görüştüm. 

Sevgili Markar Esayan ve Ahmet Kekeç…

Annemin rahmete göçtüğü gün Ahmet ağabeyi de rahmete uğurladım. 

Eşinden, evlatlarından yakın dostlarından özür dileyerek birinci tekil şahıs kullanıyorum. 

Geç tanıdığım çok çabuk kaybettiğim iki yakınım için yastayım… 

Markar’dan bana kısacık iki görüşmenin sıcaklığı, kitapları, yazıları, arı duru,  katıksız memleket sevdası hatıra kaldı.

Bir de 15 Temmuz 2016 da ‘’ezanlar susmasın’’  haykırışı…

Nur içinde yat sevgili Markar. 

Ahmet Abi mekânın cennet olsun, sen gidince yüreğime kan oturdu…

Türkiye’nin başı sağ olsun.

 

Yazarın Diğer Yazıları