İhanet, Ete Kemiğe Bürünürse…

08 Ekim 2020 Perşembe 10:04
İhanet, Ete Kemiğe Bürünürse…

Bu sıralar felaket tellalları pek revaçta…

Bilen bilmeyen, anlayan anlamayan, ekonominin battığını, felaketin yaklaştığını söylüyor.

Üstüne bir de adı sanı duyulmamış anket şirketlerinin sözde kamuoyu yoklama sonuçlarını ekleyip zevkten dört köşe oluyorlar adeta.

Konuşlandıkları cephe de genellikle sosyal medya platformları…

Bunların kimler olduğunu tabii ki, biliyorsunuz.

Bendenizin “Joe Biden’ın Askerleri” dediğim taife.

Diğer bir deyişle yeminli Erdoğan düşmanları.

O kadar kötücüller ki, ekonomiden sorumlu bakanın adını vermek yerine “damat”, Cumhurbaşkanına da “damadın kayınpederi” demeyi seçiyorlar.

Açık söylemek gerekirse bunlar, iddialarının doğru olup olmadığı ile ilgili değiller.

Yaptıkları yegâne şey,  psikolojik harp!

İşte bu yüzden kullandıkları dil nedeniyle Türkiye’ye düşmanlık ettiklerini derhal anlayabiliyorsunuz.

İddialarının kaynağı ise önemli ölçüde manipülatif bilgi ve dedikodular… 

Burada, ekonomi üzerine bir takım istatistiki veriler sunacak değilim.

Yahut onların söylediklerinin tersi sayılabilecek argümanlar getirmek gibi bir niyetim yok.

Bu işi uzmanlarına bırakıp şu hususa değinmek isterim.

Türkiye uzun yıllardan beridir Irak’ın kuzeyindeki PKK inlerine yönelik operasyonlar düzenliyor ve tabir yerinde ise teröristlerin, burunlarını bile dışarıya çıkarmasına müsaade etmiyor. Yani bildiğiniz savaş halinde…

Yine Türkiye, PKK-YPG eliyle Suriye’de kurulmak istenen Türkiye düşmanı bir devletin vücut bulmaması için piyon olarak kullanılan YPG’nin yanında rejim güçleriyle ve hatta Rusya ve Amerika ile adı konmamış bir savaş sürdürüyor, çok uzun bir zamandan beri…

Ve yine Türkiye “Mavi Vatan” için Libya ile imzaladığı hayati denecek kadar önemli bir anlaşmanın gereği olarak Libya’da beynelmilel güçlerin paralı askerleriyle kıyasıya bir savaşta…

Tabii ki bitmedi.

Türkiye, Batının şımarık çocuğu Yunanistan’ın bir piyon gibi sahaya sürülmesi üzerine Ege ve Akdeniz’deki hayati çıkarlarını korumak ve geçmiş dönemlerde yapılan ihanetlerin açtığı yaraları kapamak için aylardır nöbet bekliyor, navtex üstüne navtex ilan ediyor.

Bütün Avrupa Birliği’nin “Mavi Vatan”da bir oldubitti husule getirmesini önlemek için her platformda, canını dişine takmış adeta…

Ve nihayet, Batının ikinci şımarık çocuğu olan işgalci ve saldırgan Ermenistan’ın saldırıları karşısında “gardaş” Azerbaycan’ın yanında durup, açılan Karabağ cephesinden yara almamak için bütün imkânlarını kullanıyor.

Türkiye bütün bu cephelerde hayli başarılı ve tüm milletin göğsünü kabartan sonuçlar alırken, neredeyse bir yıldan beridir hiç hesapta olmayan başka bir savaştan galip çıkmak için var gücüyle didiniyor, çalışıyor.

Bütün dünyayı ve dünya ekonomisini esir alan pandemiden söz ediyorum elbette.

En güçlü ekonomilerin bile “yandım anam!” dediği bir vasatta, ülkemizi, ele güne muhtaç etmeyen tedbirler ve projelerle krizi gayet iyi idare ediyor.

Bununla birlikte daha kısa bir süre önce Karadeniz’de tamamen yerli ve milli imkânlarla, memleketine bağlı insanları sevince boğan doğalgaz keşfi yapılmış ve bunun için hatırı sayılır ölçüde yatırım yapılmış…

İşte bütün bunlar olurken, ekonomik darboğazın bütün dünya ülkeleri için bir hayli normal bir sonuç olduğu herkesçe kabul edilirken, felaket tellallığı yapmak, avının ölümünü bekleyen akbabalar gibi, iğrenç leş kargaları gibi aportta beklemek sadece ve sadece Türkiye düşmanlığı ile izah edilebilir bir sapkınlıktır!

Siz buna, sapkınlığın ötesine “ihanetin ta kendisidir” de diyebilirsiniz elbette.

Evet, tüm bu saydıklarıma rağmen yapılanlar ihanet değilse nedir?

Buna Türkiye düşmanlığı denmez de ne denir?!

 

ihat NASIR

nihatnasir@gmail.com

Yazarın Diğer Yazıları