Dijital göç

12 Ocak 2021 Salı 10:02
Dijital göç

Sanıyorum geçen haftanın gündemini Whatsapp belirledi.

Dünyanın en popüler sosyal iletişim ve paylaşım ağının kullanıcılarına dayattığı yeni sözleşme beklenenden daha büyük tepki çekti.

Sosyal medya üzerinden başlatılan “#WatsAPPsiliyoruz” kampanyası kısa sürede çığ gibi büyüdü.

Bazı kamu kurumları, çalışanlarına zaten daha önce işyeri ile ilgili belgelerini bu platform üzerinden paylaşmamalarını iletmişti.

Birkaç gün içinde Türkiye’de yüzbinlerce kişi başka sosyal paylaşım platformlarına yöneldi.

Ciddi anlamda “dijital göç” yaşandı…

Peki derdi neydi Whatsapp’ın.

WhatsApp sözleşmesi ile kullanım koşulları değiştirilecek olan uygulama, kullanıcı verilerinin doğrudan Facebook ile paylaşılmasına olanak sağlıyor.

Yani sözleşmeyi kabul edenler uygulamayı kullanmaya devam edecek, kabul etmeyenlerin ise hesaplarına erişim engellenecek.

Bu durumu fırsat bilen diğer sosyal paylaşım ağları hemen harekete geçti.

Yine sosyal medya hesapları üzerinden kendi uygulamalarının tanıtımını yapmaya başladılar.

Elbette Türkiye’de sosyal paylaşım kullanıcıları, yerli ve milli olarak gördükleri mecralara yöneldi.

İşin ilginç tarafı ise bu sözleşme Avrupa Birliği ülkelerini kapsamıyor.

O nedenle Türkiye’deki Whatsapp kullanıcılarının bu tepkisi oldukça kıymetli.

Kendini bu alanda “tekel” olarak Whatsapp bu talebinden vazgeçer mi bilinmez ama kullanıcıların önemli bir kısmı sözleşmeyi imzalamamakta kararlı.

Bu durumu, “aman canım Whatsapp benim oğluma gönderdiğim fotoğrafı kullansa ne olacak, kullanmasa ne olacak” diye düşünmeyin.

Durum bu kadar basit değil.

Avrupa Birliği ülkelerinde yaşayanların bu sözleşme kapsamı dışında kalması da ayır bir çifte standart.

Yani Whatsapp bize “Siz üçüncü sınıf ülkesiniz” demek istiyor…

Ve bence artık Whatsapp için Türkiye’de durum eskisi gibi olmayacak.

Bir anlamda “Whatsapp Türkiye’de kendi ayağına sıktı” diyebiliriz.

Güzel tarafı kullanıcıların bu teknik konuyu araştırması, “bir bilene” sorması ve tavır alması.

Eğer bu tavrı her konuda alırsak…

Eğer Türkiye’ye karşı her eyleme aynı karşılığı verebilirsek…

Eğer bu tür dayatmalara bir bütün içinde karşılık verebilirsek…

“Kural dayatılan” değil ”kural koyan” biz oluruz.

1 Ekim’de yürürlüğe giren “Sosyal Medya Yasası” ile ülkemizde 1 milyondan fazla kullanıcısı olan sosyal ağ sağlayıcılarına Türkiye’de temsilcilik atama zorunluluğu getirilmişti.

Bunun üzerine Google, Facebook, Linkedin ve Youtube gibi pek çok dijital platform. Türkiye’de ofis açma kararı aldı.

Bu kez yasaya gerek yok gibi.

Ciddi kullanıcı kaybı yaşayan Whatsapp geri adım attı gibi.

Rekabet Kurumu da devreye girdi.

Ancak Whatsapp bu alandaki hakimiyetini diğer sosyal ağlara kaptıracak.

Bundan böyle öyle “yaptım oldu” dayatmaları yapılamayacağı anlaşılmıştır herhalde…

Yazarın Diğer Yazıları