DEMOKRASİ GÖRGÜSÜZLÜĞÜ (2)

30 Mart 2021 Salı 10:30
DEMOKRASİ GÖRGÜSÜZLÜĞÜ (2)

CHP’li bir grup siyasetçi ve yöneticinin partili kadınlara taciz ve tecavüz vakaları ortaya döküleli 3 ayı geçti. Tam üç aydır OMERTA uygulayan CHP yönetimi, İstanbul İl Başkanı, IP genel başkanı ve Mor Halkalı kadın dernekleri İstanbul Sözleşmesinden çekilme kararı sonrasında çılgınlar gibi bağırmaya başladı. Anında zıplamalar, feminist isyanı, dönmeyiz pankartlı gösteriler yapıldı.

Mevzu CHP’lilerin CHP’li kadınlara tacizi olunca; mor halkalı maskelerini susturucu gibi kullanan Canan Kaftancıoğlu, Aylin Nazlı Aka, Meral Akşener acil koduyla toplandılar da toplandılar. Şahsen ben hiçççç şaşırmadım.

İstanbul Sözleşmesinin asıl mimarı dönemin dışişleri bakanı A. Davutoğlu nasıl bir tepki verdi açıkçası ilgilenmedim. 2012 de imzalanıp 2014 de yürürlüğe giren İstanbul Sözleşmesini o dönem muhalefet çılgınca alkışlamış mıydı?

Onu da hatırlamıyorum. Ancak uygulamaya başlamasından sonra mahallede çıkarılan çıngarı net hatırlıyorum. Sözleşmeden Çekildik kararına mikser ekibinin pek sus pus olduğu da gözümden kaçmadı.  Kısa bir hatırlama turu yapacağım izninizle.

Son 3-4 yıldır aralıklarla sosyal medyada ‘’Aileyi bitiren İstanbul Sözleşmesi Kaldırılsın’’ kampanyası ile ‘’İstanbul Sözleşmesi Yaşatır’’ kampanyası garip bir tesadüfle eş zamanlı gündem yapıldı. Gerçekten sözleşmenin zarar vereceğini düşünenler ile sözleşmenin kadını koruyacağına inanan samimi insanlar her defasında alet edildi.  Sözleşme Aileyi bitirdi kampanyasının fitilini ateşleyen hanım yazarın iki evlilik sonrası eşlerinden talep ettiği ve elde ettiği maddi kazanç başka bir mevzu. Ancak bu hanım yazarın vaktiyle feminist dindar aktivist kadın unvanı aldığını da hatırlayalım. Beraberinde ‘’beni de konuşsunlar’’ kibriyle atıp tutan mahallenin saygın dindar ağabeyleri de bu hanım yazarın değirmenine su taşıdı. Meri hukuka göre evlenip boşanırken kadına zırnık koklatmak istemeyenler de eklendi zincire. Nafakayı geçim kaynağı gibi görüp boşandığı adamı ömür boyu mağdur eden fırsatçıların mağduru olanlar da zincire halka oldu.  İlginç tesadüfler oluyordu sık sık. Ayasofya’nın yeniden ibadete açıldığı güne denk getirilen garip kampanyalar. Bir de bütün feminist kadın dernekleri pas geçilerek İstanbul Sözleşmesinden sonra kurulan KADEM özel hedef seçilmişti. Geçmişte KADEM konferanslarının bir numaralı konuğu olan mahallenin dindar ağabeyleri kitleyi kışkırtmakta beis görmüyordu.  KADEM tarafından ise kontrolünü kaybedip ateşi harlayanlar, bazı yazarların konferanslarını iptal ettirenler bu mikserlere bolca malzeme vermişti. Yahu bu meseleyi aklıselimle konuşalım diyen herkesin sesi boğuldu.

Hükümetin geçmişten bugüne kadar kadınlar özelinde attığı adımlar tıpkı diğer icraatları gibi hakkıyla konuşulmadı. Hiç karnımızdan konuşmaya ıkınıp sıkınmaya gerek yok. Her şey biz yaşarken oldu. AK Parti ilk iktidar olduğu zamandan başlayarak tıpkı diğer tüm alanlarda olduğu gibi ‘’Kadın’’ konusunda da 80 yıldır yapılanların kat be kat fazlasını yaptı. Yaparken alkışlandı mı?

Hayır!

Birkaç örnek vereyim:

Eşit işe eşit ücret ( Kadınlara daha az ücret veren özel sektör uygulamalarına ithaf. Tarih 1 Ocak 2003)

Anayasaya Kadın Erkek eşitliği ilkesi eklendi ( Mayıs 2004)

Nüfusu 50 bini aşan yerel yönetimlere kadın sığınma evi açılma zorunluluğu getirildi ( 2005)

Töre cinayetlerine verilen indirimler kaldırıldı, bu suçlara verilen cezalar ağırlaştırıldı ( 2006)

Liste çok uzun.

Hiçbiri alkışlanmadı. Özellikle görmezden gelindi. Neden Kadın’a Kadın olduğu için, insan olduğu için değer veren bunu da kanun maddesiyle gösteren hükümet suçluydu. En büyük suçu da liderin dindar bir adam olmasıydı. Hadi onlar görmemek görmezden gelmek üzere şartlanmış bir kesim peki ‘’yarısı yenmiş kurabiye’’ rolüne girenlere ne demeli? Nihal Bengi K.  gibilere mesela?

Neyse mevzu uzun karakolda bitirmeden burada bitireyim…

 TTB İçin Yeni Değil

Gazeteci Kenan Kıran’ın paylaşımdan gördüm;  ‘’Esirgeyen ve Bağışlayan Allah’ı haşa işini yapmamakla itham eden’’ Halk Sağlığı Prof. Muzaffer Eskiocak ve arkadaşları TTB’de bir çalışma yayınlamışlar. 

TTB merkez komitesi ve benzer kafa yapısına tiplerin hepsinden bundan da ahmakça pek çok işe imza attıklarını zemin bulduklarında atacaklarını da biliyorum.

Yine yeniden ve tekraren yazıyorum mevcut yapısıyla TTB illegal örgütlerin basın bülteni, gizli açık destekçisi gibi çalışıyor. Geçmişte de çok farklı değildi ama bugün çok daha marjinalleşmiş durumdalar. Ölümü kutsayan, açlık grevlerini destekleyen, her terör örgütüne gülücük yollayan bu meslek örgütünden yoruldum.

Hekimlerin hala özel sektörde çalışabilmek için yasal mecburiyetle TTB ye aidat ödemesi

Devletin ve Hekimlerin ayıbıdır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

------------------------

 

 

 

Haberin Doğrusu En Güncel Haber

 

Haberin Doğrusu, Bursa haber, Bursa son dakika, Doğru haber, Son dakika, Bursa iş dünyası, Bursaspor, Bursa hava durumu, Bursa nöbetçi eczaneler, Bursa ekonomi haberi, Bursa kapalıçarşı, Bursa trafik durumu

 

Yazarın Diğer Yazıları