BÜYÜK TÜRKİYE'NİN DOĞUM SANCILARI

26 Mayıs 2021 Çarşamba 09:29
BÜYÜK TÜRKİYE'NİN DOĞUM SANCILARI

Bu yazıyı kaleme alırken 70'i bulmuştu İsrail'in hain saldırıları sonucu ölen çocuk sayısı.

Evet 70 çocuk...

Ve anlı şanlı insan hakları savunucuları...

Sözde medeniyetin merkezi Avrupa...

Güya sadece Müslüman coğrafyaya demokrasi götüren ABD...

Hep barış ve hoşgörü söylemlerinde bulunan Vatikan...

Filistin topraklarında yaşananlara kör, sağır ve dilsiz...

Hatta dilleri tersine dönmüş, Filistin'e ateşkes ve sağduyu çağrısında bulunuyorlar.

Fransa'da adi bir derginin yayımladığı iğrenç karikatür nedeniyle gerçekleştirilen ve 11 kişinin yaşamını yitirdiği saldırı sonrası tüm dünya olması gerektiği gibi ayağa kalkmıştı.

Fransa'da gerçekleşen yürüyüşe onlarca devlet adamı katılmıştı.

Ama Filistin'de 20 günde 70'i çocuk 300'e yakın kişi yaşamını yitirdi...

Evet ama Türkiye'nin dışında olaya tepkisini koyan, protesto eden başka bir ülke yok.

İleride olası ambargolara, ekonomik saldırılara maruz kalmayı göze alarak İsrail'e tepkisini koyan, "katil" diyen Türkiye dışında başka bir ülke yok.

Dünyanın güçlü ülkelerini karşısına almaktan çekinmeyen Türkiye'den başka bir ülke yok.

Neden?

Evet neden diye düşündünüz mü hiç?

Tarihsel bilgim öyle ahkam kesecek kadar yok.

Uluslararası ilişkiler ve siyaset bilimi konusunda da hiç iddialı değilim.

Bildiğim tek şey; bu ülkeye bahşedilen ilahi görev.

Eğer böyle olmasaydı, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Sallalahu Aleyhi ve Sellem'in "İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur" övgüsüne bu coğrafyadaki medeniyet layık görülmezdi.

Bosnalı yaşlı annenin dediği gibi Türkiye, bu medeniyet beklenilen olmuştur hep.

Yakın coğrafyada yaşanan kargaşalarda, göç için önce Türkiye düşünülür.

Çünkü bilir ki bu topraklarda misafir değil ev sahibi gibi muamele görürler.

O nedenle hem içeriden hem dışarıdan yapılan tüm saldırılara rağmen belki sallandı bu ülke ama yıkılmadı.

Selçuklu idi, Osmanlı oldu.

"Hasta adamı yıkacağız" dediler yerine Türkiye doğdu.

Ve her doğan, ne kadar güçlü olursa olsun karşı taraf, meydan okumaktan korkmadı.

Ve her doğan, bir sonrakinden daha güçlü ve kuvvetli oldu.

Ve belki de yaşanan bu süreci büyük ve güçlü Türkiye'nin müjdeleyici ayak sesleri olarak görmek lazım.

Ve belki de ezan sesinin hiç susmadığı bu dünyada İslam adaletinin tekrar hakim olmasının zamanı gelmiştir.

Yaşanan bu sıkıntılar da belki de müjdeleyici doğumun sancılarıdır.

İslam'ın ilk kıblesi Mescid-İ Aksa...

Gazze...

Balkanlar...

Uygur Türkleri...

Yemen, Mısır, Irak ve diğer mazlum coğrafyalar zulümden...

Bu medeniyet sayesinde kurtulacaktır...

İstiklal Marşı'nda dendiği gibi;

Kim bilir, belki yarın belki yarından da yakın...

Yazarın Diğer Yazıları