BİTLERİ KANLANDI YİNE

05 Nisan 2021 Pazartesi 08:53
BİTLERİ KANLANDI YİNE

Gözümüz aydın (!) bir bildirimiz daha oldu.

Altında 103 emekli amiralin imzası var.

Cumartesi günü aslında ama tam da Pazar günü olmak üzere yani saat tam 24:00’te açıklandı.

Birlikte değerlendirelim isterseniz.

103 emekli asker, Kanal İstanbul projesi üzerinden Montrö sözleşmesini tartışmaya açılmasını tehlikeli bulduklarını ifadeyle bildirilerine başlıyor ve sonrasında aba altından sopa göstermeleriyle devam ediyor.

Son dönemdeki bazı spekülatif haberleri gerekçe gösterip parmak sallayan bir eda ile devam eden bildirinin bir yerinde bu spekülatif haberlere gönderme yapılarak şöyle deniyor:

“Bu gerekçelerle, TSK ve Deniz Kuvvetlerimizi bu değerlerin dışına çıkmış, Atatürk’ün çizdiği çağdaş rotadan uzaklaşmış gösterme çabalarını kınıyor ve tüm varlığımızla karşı çıkıyoruz.

Aksi halde, Türkiye Cumhuriyeti, tarihte örnekleri olan, bunalımlı ve bekası için en tehlikeli olayları yaşama risk ve tehdidi ile karşılaşabilecektir.”

 Ne olacaktır, ne olacaktır?!

“Türkiye Cumhuriyeti, tarihte örnekleri olan, bunalımlı ve bekası için en tehlikeli olayları yaşama risk ve tehdidi ile karşılaşabilecektir!”

Yani?

Yanisi şu, her tarihte örneği görülmüş “müdahaleler” söz konusu olabilecektir!

Herkesin “darbe iması” diye tercüme ettiği tehdit tam da bu cümlede arz-ı endam ediyor.

Bu skandal bildirinin hemen ardından Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, çok sert bir tepki ile darbe imalı bu ihanet girişimine karşılık verdi.

Çok geçmeden, Meclis Başkanı ve devletin üst düzey yetkilileri bu hainane bildiriye hak ettikleri cevabı verdiler.

Gece yarısı olmasına rağmen üst üste gelen bu açıklamalar, 15 Temmuz tecrübesinin bu gelişmeden nasıl bir rol üstlendiğini açıkça gösteriyor doğrusu…

Esasen, geçmişle kıyaslandığında, yetkililerin vakit geçirmeden çok net bir tavır koymaları, bu menfur hadisenin sevindirici tarafı olsa gerek.

Artarda konulan bu net ve sert tavır sonrasında gerek bildiriye imza atanlarca ve gerekse kronik Kemalist kesimlerce hadiseyi yumuşatma girişimi başladı.

Neymiş, “emekli askerler neleri ile darbe yapacaklarmış?”

Bu yaklaşım, açık ifade ediyorum, en az bildirideki darbe iması kadar skandal bir mahiyet arz ediyor!

Ne demek neleri ile yapacaklar?!

Bir hukuksuzluğa yaklaşım böyle mi olur?!

Şöyle düşünelim...

Birisinin, devletin önde gelen bir ismini, bütün halkın ortasında “seni öldüreceğim!” diye tehdit ettiğini varsayalım.

Ne yani, “bu adamın silahı yok, nesiyle öldürecek?” diyerek geçiştirilecek bir hadise midir ki bu tehdit?

Böyle absürt, böyle ahlaksız bir gerekçe olabilir mi?

Mesele, “ne ile yapacakları” mıdır, yoksa böyle bir şeye tevessül etmeleri midir?

Nitekim CHP ve genel başkanı, hadiseyi bu sakil yaklaşımla amiyane tabiriyle gargaraya getirmeye çalışmışlardır.

Doğrusu onlara yakışan da budur

Bütün tarihi, darbelerle, katliamlarla, diktatörlükle anılan bu partinin, böyle bir hadisede Hak’tan ve halktan yana tavır alacağını beklemek safdillik olurdu zaten.

Onlar için milli irade değil, statükonun beklentileri ve beynelmilel emperyalist güçlerin ne emrettiği önemlidir!

CHP ve CHP’lilere dair fazla kelam etmeye gerçekten gerek yok. Tıynetleri neyi gerektiriyorsa onu yapıyorlar ve yaptılar!

Herkesin merak ettiği hususlardan birisi de muhalif partilerin ve yeminli Erdoğan düşmanlarının ne yapacağı ile ilgiliydi.

İYİ Partili Aytun Çıray’ın “imzamı atarım” çıkışına rağmen partisinin genel başkanı Akşener, bildiriyi “zevzeklik” olarak niteledi ve tuhaf bir argüman ekledi açıklamasına…

Akşener’in, sözünün bir yerine; “Buradan herkese sesleniyorum, herkes görevini işinin başındayken yapmalıydı.” demesi kafaları karıştıracak cinsten bir yaklaşım açıkçası…

Sanki bu emekli amirallere, “zamanında silahın vardı, o zaman yapacaktın, geçti Bor’un pazarı” deniyormuş gibi bir izlenim bıraktığı aşikâr…

Bu tartışmalı sözle birlikte “zevzeklik” yaklaşımının, hadisenin ciddiyetini sulandıran bir mahiyete sahip olduğu tartışmasız... Tabii partilisi Aytun Çıray’ı “imzalarım” dediği için aynı “zevzekliğin” kapsamı içerisine aldığını da unutmamak lazım…

Biz bu satırları yazarken henüz tüm gelişmeler neticelenmiş değil. Aslında meseleyi en başından itibaren ciddi bir analize tabi tutmak şart! Zira bu, gelişi güzel bir hadise olmanın ötesinde, organize ve sistematik… Öncesi ve sonrasıyla bu gerçek apaçık bir biçimde görülüyor doğrusu.

Gelişmeler bütün yönleriyle değerlendirildiğinde meseleyi tekrar ele alalım inşallah.

Son sözümüz, Allah memleketi böylesi haydutların ihanetinden ve şerrinden muhafaza buyursun!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

-------------------------

 

Haberin Doğrusu En Güncel Haber

 

Haberin Doğrusu, Bursa haber, Bursa son dakika, Doğru haber, Son dakika, Bursa iş dünyası, Bursaspor, Bursa hava durumu, Bursa nöbetçi eczaneler, Bursa ekonomi haberi, Bursa kapalıçarşı, Bursa trafik durumu

 

Yazarın Diğer Yazıları