AHH FİLİSTİN!

19 Mayıs 2021 Çarşamba 09:14
AHH FİLİSTİN!

Neredeyse bir asırlık yaramız. Emperyalizmin tam kalbimize sapladığı hançer. Adanmışlığın, inancın, onurun adı.

Denilebilir ki, “sadece Filistin mi? Dünyanın hemen her yerinde büyük zulümler var, hem de çok büyük kısmının muhatabı Müslümanlar”. El hak, doğrudur. Başta İslam beldelerinin neredeyse tamamı olmak üzere, dünyanın o kadar çok yerinde zulüm var ki. Bunlardan biri diğerine göre daha önemli, öbürü berikine göre daha yakıcı falan değildir elbette. Acılar arasında kıyas yapılmaz. Nerede bir mazlum ahı varsa kalbimiz orada, nerde bir masum figanı varsa canımız oradadır.

Asırlardır bütün Afrika’nın kanını emen Avrupalı vampirlerin sebep olduğu acıların da, dünyanın eşkıyası olmuş ABD’nin döktüğü kanların da, Rusya’nın soğuk savaş döneminden bu yana işlediği cinayetlerin de, Çin’in Doğu Türkistan’da yaptığı zulümlerin de sorumluluğunu hissetmeyen bir kalbin ne Müslümanlığından ne insanlığından bahsedebiliriz.

Ancak, Filistin’i bütün bunlardan ayıran çok önemli bir sebep var. Filistin’in işgali ile kurulan Siyonist terör şebekesi İsrail, Osmanlı sonrası kurulan dünya sisteminin adeta müşahhas hali, ete-kemiğe bürünmüş şeklidir. İşgal, gasp, cinayet, tecavüz, hukuksuzluk, ırkçılık, ayrımcılık, çifte standart vs… “Uluslararası sistem” adı verilen mevcut müesses dünya düzeninin ürettiği bütün pislik ve zulümleri tek başına temsil eden bir habis ur gibi İsrail. Egemen emperyal güçlerin kendilerini meşrulaştırmak için kurdukları BM gibi kurumların kararlarından dahi muaf tutulan imtiyazlı bir katil. Bu İsrail aslında Dünya sisteminin adalet değil zulüm üzerine kurulduğunu, mezkûr kurumların bu düzenin devamını temin etmeye dönük birer maske işlevi gördüklerini görebildiğimiz bir turnusol kâğıdı. Tek başına İsrail üzerinden yapılacak bir okuma bile, emperyalist haydutlarca kurulan yere batasıca uluslararası sistemin zulüm üreten çarklarını faş etmeye yeter. Dünya sisteminin bütün mekanizmalarının kilidi, onu çeksen bütün sistemin çökeceği bir pim gibi.

İsrail, dünyanın jandarmalığına soyunmuş Batılı eşkıyaların 1. Dünya Savaşı ile kendilerince paylaştıkları, paramparça edip kendileri için tehdit üretemez hale getirdikleri İslam coğrafyasının tam ortasına yerleştirdikleri bir emperyalizm karakoludur. Kendinden menkul bir gücü yoktur. Bütün gücü arkasına sıralanmış Batı bloğudur. Üstelik o Batı bloğunun (kendi arasında zaman zaman ihtilafa düşüp çatışıyor olsalar da), ortaklaşa sahiplendikleri istisnai hassasiyetlerden biridir İsrail.

İşte bu yüzdendir ki, Filistin duyarlılığımız sadece bölgesel bir zulme gösterilen tepki değil, “müesses dünya düzeninin içeriğini anlama ve kavgaya başlayacağımız noktayı idrak etme arayışımızın” adıdır. Çünkü başka hiçbir konu Filistin yaramız (İsrail terörü) kadar aydınlatıcı ve bilinç aşılayıcı değildir. Siyonist terör çetesini tanımadan ne dünya sistemini anlayabiliriz, ne de kiminle hangi kavgaya tutuşmamız gerektiğini çözebiliriz. Siyonist terörün dünya sistemindeki yerini anlamadan ne Afrika’ya dair iddiamız olabilir, ne Doğu Türkistan’ın kurtuluşu için umudumuz.

Hal böyleyken, Siyonist çetenin geçtiğimiz günlerde başlattığı ve giderek tırmandırıp katliama dönüştürdüğü yeni terör saldırılarının, başta Doğu Türkistan olmak üzere dünyanın başka yerlerindeki acılarla kıyaslanarak “ama yaa….” denilerek sıradanlaştırılmaya çalışılması tam bir aymazlık örneğidir. Üstelik iş bu aymazlıkla kalsa bir yere kadar “aşırı duyarlılıktan beyni oksitlenmiş” deyip geçebiliriz. Maalesef onunla sınırlı kalmayan rezil çıkışlara da sahne oldu son İsrail saldırısı.

Seküler/Kemalist çevrelerin İsrail sevgisi bizim için yeni bir durum değil. Zaman zaman beklenmedik çıkışlar yapmış olsalar da (Ecevit’in başbakanlığı döneminde “İsrail devlet terörü uyguluyor” demesi gibi), Araplara kıyasla ve hatta Araplara inatla İsrail her zaman yurdum laiklerinin “sempatik zalimi”, hatta Türkiye’deki Yahudi cemaati üzerinden de neredeyse “bizim İsrail”i idi.

Fakat şaşkınlık ve ibretle bu çevrelere başkalarının da iştirak ettiğini gördük bu defa. Ortak noktası, alt metinde yatan maksadı, meseleyi bir şekilde Erdoğan’a bağlayıp suçlu ve sorumlu tutmak olan bu çıkışların içinde İsrail güzellemesi yapanlar da var, “Doğu Türkistan’da da var” diyen de. “hani nooldu one munite” diyen de oldu, “ordumuz Kudüs’e gitmiyorsa ben anlamam” diyen de.

Bunların en iğrenç olanı; Erdoğan karşıtı muhalefet cephesinin en büyük paydaşlarından biri olan İP’in genel başkanı Meral Akşener’in Erdoğan’ı katil Netanyahu’ya benzetmekten utanmayarak, İsrail’in cinayetlerini zımnen örtmeye çalışmasıydı. Kendi ifadesiyle vaktiyle “kullanışlı aptal” olarak iş görmüş liberal bir gazetecinin İsrail’in bölge standartlarının üstünde bir demokrasiye sahip olmasından hareketle İsrail’e tazimde bulunması buna eşlik edebilir niteliği haiz başka bir rezillik örneğiydi.

Çok örnek verilebilir (ne yazık ki). Ancak dindar/İslamcı kimliğiyle öne çıkmış bazı isimlerin gösterdiği tepkiler bu güne kadarki duyarlılıkların bir pazarlama ve pr çalışması olduğunu düşündürdü ister istemez. Gerek sokağa çıkarak, gerekse de sosyal medya üzerinden gösterilen tepkileri aşağılayan akademisyen ablamızdan, kendisi gibi yurtiçindeki feto/pkk ajitasyonlarını yutmayanların samimiyetini sorgulayan yeni nesil İslamcı(!) aktiviste kadar çeşitli çap ve markalardaki figürlerin ortaya koyduğu tepkiler tam anlamıyla keli örten takkeyi düşürdü.

Yukarda saydığım tiplemelerin ortak “dertlerinden” biri Filistin’in bir iç siyaset malzemesine dönüştürülme hassasiyetiymiş(!) gibi davranmalarıydı. Oysaki ortaya koydukları tepkilerin üstündeki yaldızlı kelimeleri kazıyınca tam da söyledikleri şeyi yaptıklarını görmek işten bile değildi. Zira esas maksatlarının Erdoğan’a laf çakmak olduğu, dindar veya Kudüs hassasiyeti olan insanları Erdoğan’a karşı kışkırtmaya çalışmaktan başka bir davalarının(!) olmadığı çok açıktı. Dertleri Filistin değil, Erdoğan’dı.

Dilediğiniz kadar debelenin. Sadece biz değil, başka Siyonist terör çetesinin katilleri olmak üzere tüm dünya kimin Filistin için içi yana yakıla çırpındığını biliyor. Ve işte tam da bu nedenle siz dahil bütün adamlarıyla var gücüyle saldırıyor.

Yazarın Diğer Yazıları